MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Şirketin umumi vekili olduğunu, şirkete hukuki danışmanlık yaptığını ve icra takibi ve davalarını takip ettiğini, davalınının vekalet ücretini ödemediği gibi kendisini haksız olarak azlettiğini ileri sürerek, davalı adına takip ettiği ... 2.İcra Müdürlüğünün 2007/7637 Esas sayılı icra takibinden kaynaklanan vekalet ücret alacağının tahsili için başlatığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıyı haklı olarak azlettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabülü ile davalının ... 1.İcra Müdürlüğünün 2009/26059 sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 4.950,76 TL üzerinden takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin ve davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş;hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı avukatın, davalıdan aldığı vekalet ile, davalı leh ve alehindeki dava ve icra takiplerini takip ettiği, davalı tarafından haksız olarak azledildiğini ileri sürerek ... 2.İcra Müdürlüğünün 2007/7637 Esas sayılı icra takibinden kaynaklanan vekalet ücret alacağının tahsili için başlatığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı davacının avukatı olarak kendisini temsilen alacaklı olduğu kişiler aleyhine icra takipleri yaptığını ya da icra takiplerini yürüttüğünü bunlardan birinde kendiliğinden istifa etmesine ve istifanın kendisine tebliğ edilmesine rağmen kendisinden habersiz davacının dosyaya tekrar girip yine kendisinden habersiz borçlu ile
2011/15607-2012/15014
haciz yapılmaması konusunda uzlaşmaya varmasına rağmen hacize gittiğini bu sebeple vekiline olan güvenini yitirdiğini ve haklı olarak azlettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece azlin haksız olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Vekil-vekil eden arasında bulunan vekalet sözleşmesinin temel dayanağı güven ve saygı ilişkisidir. Güven sarsıcı harekette bulunulması sonucu ilişkinin sarsılması, buna da davacı tarafın tutum ve davranışının yol açması halinde azil haklıdır. Davacı, takip ettiği ... 3 İcra Müdürlüğünün 2007/4909 esas sayılı dosyasına, 09.05.2007 tarihli dilekçeyi sunarak vekillikten istifa ettiğini bildirdiği, istifa dilekçesinin alacaklı asıla 29.05.2007 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş, davacının 18.06.2007 tarihinde dosyaya tekrar aynı vekaletini sunduğu, alacaklı vekili olarak nüfus kaydının çıkartılması için nüfus müdürlüğüne yazı yazılmasını istediği ve 23.10.2007 tarihinde haciz ve muhafaza talep ettiği, 24.10.2007 tarihinde borçlunun evine gidildiği, borçlunun borcunu alacaklı şirkete ödediğini beyan etmesi üzerine vekilin “şimdilik işlem yapılmasın” dediği,davacının istifa ettiği dosyada eski vekaletini tekrar dosyaya sunup önce borçlunun nüfus kaydını istediği daha sonra borçlu aleyhine haciz yapılmasını talep ettiği, davalının yeni vekaletname vermeden davacının böyle bir taleple icra müdürlüğüne başvurmasının icra müdürlüğünce kabul edilmemesi gerekirken kabul edildiği ve vekil olan davacının isteğiyle asılın haberi olmaksızın borçlunun evine hacze gidildiği, davalının davacı tarafından söz konusu 3 İcra dosyasında hacze gittiği gün davacıyı vekillikten azlettiği bu nedenle de davalının davacıyı vekillikten azletmesinin haklı olduğunun kabullü gerekir.Haklı azil halinde henüz sonuçlanmayan davalar ve icra takipleri için Avukatlık Kanununun 174 maddesi gereğince ücret isteyemez. Ancak azilden önce bitirilmiş işlerle, azle sebep teşkil etmeyen dosyalar için davacı avukatın ücrete hak kazanacağı açıktır. Hal böyle olunca, davacı avukat davalı tarafından haklı olarak azledildiğinden derdest olan davaya konu icra takibinden dolayı vekalet ücreti isteyemez mahkemece bu husus dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 83.70 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.