MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı karşı davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı-karşı davalı, davalıyla dava dışı ... Döküm ve Makine San. AŞ'ye ait 10106 no.lu parsel sayılı taşınmazın satışı konusunda adi yazılı satış sözleşmesi imzaladıklarını, davalının bu sözleşmede satıcı şirket vekili sıfatıyla hareket ettiğini, sözleşmenin imzalanmasıyla davalıya 100.000 USD kaparo verdiğini, o tarihten sonra oluşan ekonomik kriz nedeniyle bankalardan kredi temin edemediği için edimini yerine getiremediğini, sözleşmenin yeniden yapılandırılması için davalıya ihtarname çektiğini, ancak davalının yanıt vermediğini, verilen kaparonun pey akçesi hükmünde olup, sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı-karşı davacı, sözleşme gereği davalıdan 100.000 USD kaparo aldığını, ön satış sözleşmesine istinaden taşınmazı tahliye ettirdiğini, taşınmazı satışa hazır hale getirmesine rağmen davacının taşınmazı satın almaya yanaşmadığını savunarak davanın reddini dilemiş; karşı dava ile, sözleşmenin 3. maddesi gereği sözleşme şartlarına uymayan davacının kaparo bedeli kadar cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, ödenen 100.000 USD karşılığı olan 150.000 TL nin ilk ihtar tarihinden itibaren reeskont faizi ile karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafından satıcı vekili sıfatıyla imzalanması nedeniyle asıl dava yönünden davalı-karşı davacının pasif husumetinin bulunmadığı; aynı gerekçeyle davalı-karşı davacının davacı-karşı davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle asıl davanın ve karşı davanın ayrı ayrı husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2011/15861-20957
Davalı-karşı davacı, hem yargılama aşamasında, hem de temyiz aşamasında husumeti benimsemiştir. Kaldı ki, yine davalı tarafından dosyaya sunulan belgelere göre uyuşmazlık konusu taşınmazın dava dışı şirkete ait olduğu ve şirketin yönetim kurulu kararıyla taşınmazın satımı konusunda ...'e yetki verildiği, ...'le davalı arasında harici satım sözleşmesi yapıldığı ve davalı-karşı davacının haricen satın aldığı taşınmazın mülkiyetini, yine harici satım sözleşmesiyle davacıya sattığı anlaşılmaktadır. Sözleşme yorumlanırken tarafların gerçek iradelerinin gözönünde tutulması gözardı edilmemelidir. Mahkemece, davalı-karşı davacının husumet ehliyetinin bulunduğu gözetilerek işin esası incelenip, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.