(6100 S. K. m. 27) (818 S. K. m. 41, 43)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı idareden konut satın aldığını ancak teslim tarihinden çok sonra teslim edildiğini belirterek, 19 aylık gecikme nedeni ile kira kaybına karşılık olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL tazminatın tahsilini istemiştir. Islah dilekçesi ile dava değerini 4.750,00 TL 'ye çıkarmıştır.
Davalı; konutun 3.bir kişiye devredildiğini, bu nedenle davacının dava açma hakkı bulunmadığını belirterek usulden ve esastan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile, davalı TOKİ'den satın aldığı taşınmazın geç teslim edildiğini belirterek, kira kaybı talebinde bulunmuş, davalı ise; davaya konu konutun dava dışı 3.bir kişiye devredildiğini, bu nedenle davacının dava açma hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiş, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut davacı ile dava dışı Y. C. arasında tanzim edilen 11.10.2010 tarihli devir sözleşmesine göre; davacının sözleşmeden doğan her türlü hak ve yetkilerini dava dışı Y. C.'e devrettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının aktif husumet ehliyeti kalmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği halde yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda bentte açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 05.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy