MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı tarafından verilen vekaletnameye istinaden ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/40 Esas, sayılı dosyasını takip ettiklerini, ne var ki vekalet ücreti ödemek istemeyen davalının kendilerini azlettiğini ileri sürerek, 28.2.2007 tarihli Ücret Sözleşmesinden doğan şimdilik 10.000 TLvekalet ücretinin azil tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. 27.12.2010 tarihli dilekçe ile ıslah talebinde bulunmuşlardır.
Davalı, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların ıslah talepleri gözönüne alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı avukatlar ile davalı arasında yapılan 28.2.2007 tarihli avukatlık sözleşmesi ile ... 7.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/40 esas sayılı dosyasının takip edilerek sonuçlandırılması ve verilecek kararın icraya konulması işinin yükümlenildiği ve davalı tarafça 1.10.2007 tarihinde azledildikleri, sözleşmede davaya ilişkin verilen kararın kesinleştiği tarihteki değerinin % 10'nun vekalet ücreti olarak ödeneceği, bu ücretten 3000 TL.nin peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, azlin haksız olduğu açıklandıktan sonra takip edilen davanın derdest olup, davanın sonucunun belli olmadığı, bu davanın sonucunun kesinleşmesinden sonra davacıların dava açmakta muhtar oldukları, ancak sözleşmede peşin ödenmesi
kararlaştırılan 3000 TL.nin ödenmesinin gerektiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi üzerine, hükmün 13.06.2010 tarihinde dairemizce bozulduğu mahkemece bozmaya uyularak, davacıların bozma kararından sonraki ıslah talebide dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davacıların bozmadan sonra verdiği 27.12.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talep ettiği alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, 4.2.1948 tarih ve 1944/10 esas ve 1948/3 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkca belirtildigi gibi ıslah, sorusturma ve yargılama bitınceye kadar yapılabilip, Yargıtay'ca karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya olanak yoktur. Mahkemece davacıların talebi ile bağlı kalınarak bu bedele karar verilmesi gerekirken, bozmadan sonra davacıların ıslah taleplerini kabul etmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 2.315.75 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy