MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından inceleminin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisi ... ... ile noterde 5.8.1991 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalayarak murise 449(yeni) parselde intikal edecek tüm hisseleri satın aldığını,davalıların kendilerine düşen hisseleri 15.12.2006 tarihinde 3.şahsa sattıklarını ileri sürerek, 3.şahıslara satılan kısım için keşifte tespit edilecek metrekare birim fiyatı üzerinden belirlenecek tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalıların murisi ... ... arasında 5.8.1991 tarihli Düzenleme Gayrimenkul Satış Vaadi Senedi düzenlendiği uyuşmazlık konusu değildir.Dava konusu işbu sözleşmede satış vaadini kabul eden sıfatıyla ... ve ... yer almaktadır.Davayı ... tek başına açmış olup Moris’in vekili olduğunu da iddia etmemiştir.Başkası yerine geçilerek dava açılamaz. Mahkemece 2011/17496-2012/20250
sözleşmede yer alan ...’nun hisseleri hususunda herhangi bir araştırma yapılmamıştır.Öyle olunca mahkemece sözleşmede satış vaadini kabul eden olarak yer alan dava dışı ...’nun sözleşme gereğince hissesine düşen miktar araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davaya konu sözleşmede satış vaadi bedelinin yarısının nakten ödendiği,bakiye kalan yarı hisseye isabet eden borcun ise kati satış ferağı anında ödeneceği belirtilmiştir.Davalılar,satış vaadi bedelinin ödenmediğini savunmuşlardır.Satış vaadi bedelinin tamamının ödendiği hususundaki ispat külfeti davacıda olup mahkemece bu husus üzerinde durulmamıştır.Öyle olunca mahkemece satış vaadi bedelinin tamamının ödenip ödenmediği hususunda davacıdan delilleri sorulup toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.Bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların ikinci ve üçüncü bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci ve üçüncü bent gereğince kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 775 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy