MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... vekili avukat ... ve davalı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan maliki olduğu 1235 nolu parseldeki hissesini 10.9.1979 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, hisse devri yapılmayınca açtığı cebri tescil davasında davalı hissesi için tapu iptaline karar verildiğini ancak murisleri anne ve babasından intikal eden hisse için davanın reddedildiğini, davalıya iştirakli hissesi açısından edimini yerine getirmesi için 7.4.2003 tarihli ihtar çektiğini ancak edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, temerrüt tarihi itibariyle zarar hesabı ile ortaklık payı 6823,76 metrekareye isabet eden değeri veya denkleştirici adalet kuralına göre, hesaplanan şimdilik 65.000 TL.nın hakediş tarihinden reoskont faizi ile ödetilmesini istemiş, ıslah ile talebini artırmıştır.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kendi edimlerini yerine getirmediğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü, 65.000 TL.nin dava tarihinden 4.124.167,57 TL.nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2011/17634 2012/7527
2-Davacı kooperatifin alıcı, davalı ... ile dava dışı ...ve...'un satıcı olarak imzaladığı noterde düzenlenen 10.9.1979 tarihli sözleşme ile; hisseli olarak sahip ve malik oldukları 1235 nolu parselde kayıtlı taşınmazın hisselerinin tamamının yani herbirinin 64.419 metrekareye isabet eden hissesinin tamamının her biri için 10.30,7 TL.na satıldığı, satış bedelinin bir kısmının peşin ve bir kısmının da vadeleri yazılı muhtelif bedelli senet verilerek ödendiği, satışı vaad edilen hisselerin davacı alıcıya devir ve teslim edildiğinin yazılı olduğu , anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının davalı Bedülcemal 'den satış vaadi sözleşmesi ile 1235 nolu parseldeki müşterek hissesi ile birlikte anne ve babasından gelen iştirakli hisselerini de satın aldığı, sözleşmede davalı hissesinin yani 64.419 metrekaresinin satışının yapıldığının yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı kooperatif tarafından satış vaadi sözleşmesi ile metrekaresine ödenen bedelin 2003 yılı itibariyle ulaştığı değeri ile ortaklık payına isabet eden ortaklık payı karşılığına karar verilmiştir. Ancak ,hükme esas alınan bilirkişi raporundaki satışı vaad edilen hisseye isabet eden bedelin ne şekilde hesaplandığı denetlenememektedir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece, davalının kendi müşterek hissesi ile anne ve babasından intikal edecek olan iştirakli hissesinin ne miktar olduğu belirlenerek, bu miktarın ifanın imkansız hale geldiği 2003 yılındaki bilirkişi tarafından hesaplanan 65,03 TL/metrekare üzerinden karşılığı bulunarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1. Bent gereğince, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.