(4077 S. K. m. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A, 10/B, 11/A, 31) (Konut Finansmanı Kapsamındaki Kredilerin Yeniden Finansmanına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 6, 7)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 08.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C
GÖLCÜK
1. ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
ESAS NO: 2011/405
KARAR NO: 2011/533
DAVA: TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETİ KARARININ İPTALİ
DAVA TARİHİ: 22.07.2011
KARAR TARİHİ: 17.08.2011
Davacı tarafından açılan tüketici sorunları hakem heyeti kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı bankadan aldığı kredinin yeniden yapılandırılmasını talep ettiğini, işlemin gerçekleştirildiğini ancak kendisinden yapılandırma bedeli adı altında 1.685,00 TL aldığını, haksız olarak alınan bu bedelin iadesi için hakem heyetine başvurduğunu fakat talebinin reddedildiğini, hakem heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek iptali ile ödediği 1.685,00 TLnin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Usulünce tebligata rağmen davalıyı temsilen cevap dilekçesi ibraz ve duruşmalara iştirak eden olmamıştır.
DELİLLER: Gölcük Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 18.07.2011 tarih ve 14/04 sayılı kararı incelendiğinde; tüketici davacının kendi el yazısı ile yazdığı belge gerekçe gösterilerek talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
Taraflar arasında akdedilen Sabit Faizli Konut Finansmanı Sözleşmesi celp edilmiştir.
Davacı tarafından el yazısı ile yazılıp davalı bankaya verilen 25.01.2010 tarihli belgede; davacının, faiz indiriminden faydalanabilmek amacıyla 1.685,00 TL komisyon ödemeyi kabul ve beyan ettiği görülmüştür.
GEREKÇE: İddia, hakem heyeti dosyası, sözleşme ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacının, davalı bankadan çektiği konut kredisinin yeniden yapılandırma işlemi için faiz indirim komisyonu adı altında kendisinden alınan 1.685,00 TL'nin iadesi talebinin reddine ilişkin hakem heyeti kararının iptali ile bedelin iadesini istediği, davalı bankanın savunma yapmadığı, sözleşmeye göre davacının, davalı bankadan 120 ay vade ile 60.000,00 TL konut kredisi kullandığı, bilahare kredi faiz oranlarının düşüşünden yararlanmak üzere kredinin yeniden yapılandırılmasını talep ettiği, bankanın konut yapılandırma bedeli adı altında, kalan anapara (56.138,43 TL) üzerinden % 3 (1.685,00 TL) kesinti yaptığı anlaşılmıştır.
4077 SK'nun 10. maddesine, 5582 SK'nun 24. maddesi ile eklenen, Konut Finansman Sözleşmeleri başlıklı B fıkrasına göre; konut finansmanı kuruluşları, tüketicilere sözleşme öncesinde kredi veya finansal kiralama işlemleri ile ilgili genel bilgiler vermek ve tüketiciye teklif ettikleri kredi veya finansal kiralama sözleşmesinin koşullarını içeren Sözleşme Öncesi Bilgi Formu vermek zorundadır. Sözleşme Öncesi Bilgi Formunun tüketiciye verilmesini takip eden bir iş günü geçmeden imzalanan sözleşmenin geçersizdir. Dosya içindeki sözleşme öncesi bilgi formu tarih içermediği için evvelemirde taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi geçersizdir.
Anılan kanunun 10/B maddesinin 13. bendine göre, tüketici, konut finansmanı kuruluşuna borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda bir ya da birden çok ödemeyi vadesinden önce yapabilir. Her iki durumda da konut finansmanı kuruluşu, vadesinden önce ödenen taksitler için gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür. 14. bende göre de, faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilebilir. Erken ödeme ücreti gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın %2'sini geçemez.
Somut olay bu hükümler çerçevesinde ele alındığında; her şeyden önce davacıdan yapılan kesinti % 2'den fazla (% 3) olduğu için anılan hükme aykırıdır. Dolayısıyla erken ödeme olarak nitelendirilemez. Davacının yaptığı ödeme, piyasada faiz oranlarının düşüşü ile birlikte bankalar arasındaki rekabetin gereği olarak davalı bankanın, faiz oranında kendiliğinden veya talep üzerine yaptığı indirim olarak nitelendirilebilir. Öte yandan 1.685,00 TL, davacıdan erken ödeme nedeniyle değil borç yapılandırma nedeniyle alınmıştır. 4077 SK'da, borç yapılandırmadan söz edilmemektedir. Borç yapılandırma, 29 Eylül 2007 tarih ve 26658 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Konut Finansmanı Kapsamındaki Kredilerin Yeniden Finansmanına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte düzenlenmiştir. Anılan yönetmelikte, borç yapılandırma halinde komisyon alınacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Bundan başka, yönetmeliğin 7. maddesine göre; konut finansmanı sözleşmesinde yeniden finansman kapsamında yapılacak değişikliklerde tüketicinin yazılı izni alınır. 6. maddeye göre ise 7. maddede belirtilen yazılı onay alınmadan önce, konut finansmanı kuruluşunca, yeniden finansman amacıyla konut finansmanı sözleşmesinde yapılan değişikliklerin tüketiciye nasıl yansıyacağına ilişkin karşılaştırmalı bilgi, tüketiciye yazılı olarak verilir. Davacıya verilen bilgi formunda, ne krediye ilişkin bilgilere, ne toplam borç tutarına, ne masraf ve giderlere, ne de tapu bilgilerine yer verilmiştir. Tarih bile atılmamıştır. Usulüne uygun düzenlenmediği açıktır.
Yine, 4077 SK'nun 10/B maddesinin 15. bendinin b fıkrasına göre, konut finansmanı sözleşmelerinde bulunması gereken unsurlar arasında, kredi sözleşmeleri için üzerine ipotek tesis edilen konuta ilişkin bilgilerin yer alması zorunludur. Ne var ki taraflar arasında akdedilen sözleşmede konuta ilişkin bilgilere yer verilmemiştir.
4077 SK'nun tüketicilere sağladığı en önemli haklardan biri bilgilendirme ve aydınlatılma hakkıdır. Bu kapsamda banka, kredi verdiğinde masraf, komisyon ve diğer tüm giderler dâhil olmak üzere çekilecek kredi tutarı, taksit miktarı, faiz oranı ve sabit aylık ödemeyi tüketiciye bildirmek durumundadır. Sözleşme yapılıp taksitler ödenmeye başlandıktan sonra faizlerdeki düşüş nedeniyle bankayı yapılandırmaya zorlamak hukuken mümkün değil ise de serbest piyasa koşulları ve bankalar arası rekabet dikkate alındığında, kredi kullanan, krediyi tümüyle kapatarak başka bir bankadan daha uygun şartlarda kredi alabileceği için yapılandırma adı altında yeni bir uygulama gelişmiştir. Bankalar, mümkün olduğu kadar düşük oranda faiz ilanları yapmakta, daha sonra masraf ve komisyon adı altında aldıkları ücretlerle faiz oranını dolaylı şekilde artırmaktadırlar. Eldeki davada, davalı banka yapılandırmayı kabul ettiğine göre davacı tüketiciye, yapılandırma ile ilgili faiz oranını ve kalan süre için ödenecek taksit tutarını net bir biçimde bildirmek zorundadır. Kredi sözleşmesi ve bilgi formunun bu bilgileri içerdiğinden söz edilemez. Dolayısıyla borç yapılandırmasını kabul eden davalı bankanın yeniden yapılandırma komisyonu adı altında ücret talep etmesi yasaya aykırıdır. Aksi durum haksız şarttır.
Yeri gelmişken haksız şart kavramı üzerinde durmak gerekir. 4077 SK'nun, 4822 SK değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ... hükmü, yine 4077 SK'nun 6. ve 31. maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesi davalı banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan bazı kısımların rakam, isim ve adres yazılarak doldurulmuştur. Sözleşmede borç yapılandırmadan da söz edilmemektedir. Dolayısıyla tüketici aleyhine olan ve tüketiciyi borç yapılandırma komisyonu adı altında bir külfete sokan bir sözleşme hükmünün varlığı ve tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırıldığı ispat edilememiştir. Davacı tarafından yazılıp imzalanan belgenin varlığı nedeniyle müzakere koşulunun yerine getirildiği ileri sürülebilir ise de faiz oranının % 1,44'den % 1,02'ye düşürüldüğü gözetildiğinde, yüksek oranlı bu faiz indirimi fırsatını kaçırmamak için bankanın şart koşmasıyla davacının anılan belgeyi düzenlemek ve meblağı ödemek zorunda kaldığı kabul edilmelidir. Faiz indirimi nedeniyle zarara uğrayan bankanın, bu zararını, davaya konu meblağı tahsil ederek kapatmak niyetinde olduğu ve belgeyi de haksız şart itirazını bertaraf etmek için düzenlettirdiği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak; davacıdan yeniden yapılandırma komisyonu adı altında masraf alınması yasaya uygun düşmediği gibi haksız şart hükümlerini bertaraf etmek için bu yönde davacıya imzalatılan belge de yukarıda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında geçersizdir. Hakem heyeti kararının iptali gerekir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1. DAVANIN KABULÜ ile Gölcük Kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığının 18.07.2011 tarih ve 14/04 sayılı kararının iptaline,
2. 1.685,00 TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. Davalı banka harçtan muaf olmadığından (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2005/6536, K. 2005/7961, T. 13.7.2005) kabul edilen (1.685,00 TL) miktar üzerinden hesaplanan 100,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4. Davacı tarafından yapılan 19,00 TL (12,00 TL 2 tebligat, 7,00 TL müzekkere posta) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair davacının yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Yargıtaya temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu ve usulen anlatıldı. 17.08.2011 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy