MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı ... yönünden kabulüne, ... yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... ve dava dışı İsmail ile birlikte müşterek malik oldukları 8 nolu parsele Belediye tarafından elatılması üzerine idare aleyhine hukuki işlemlerin yapılması ve takibi için diğer davalı ...'a vekalet verdiğini, kamulaştırmasız el atma davasının kabul edildiğini ve hükmedilen alacak tutarının davalı avukat ... tarafından tahsil edilip, kendisine verilmediğini, bu nedenle 23.6.2009 tarihinde haklı olarak azlettiğini, alacak tutarının diğer davalı ...'ye ödendiğinden Sadi tarafından kendisine eksik ve geç ödendiğini ileri sürerek, uğradığı zararından şimdilik 90.000 TL.nin dava tarihinden en yüksek faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalılar hiçbir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın reddine, 66.272,88 TL.nin davalı ...'den faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı avukat ... tarafından takip edilen kamulaştırmasız el atma davası ile hükmedilen ve tahsili için takip edilen bedelden bir kısmından feragat edilerek eksik tahsilat yapıldığı ve kendisine geç ve eksik ödendiğinden
2011/18558-2012/7534
bahisle eksik ödenen bedel ile işlemiş faizi ve faizi ile karşılanmayan munzam zarar tutarını bu dava ile talep etmiştir. Mahkemece, davalı hissedar Sadi'nin diğer davalı avukattan tahsil ettiği 510.000 TL.den davacının 1/3 payına isabet eden 170.000 TL.nı 35.500 TL. eksiği ile ödediği kabul edilerek eksik ödenen 35.500 TL. ile dava tarihine kadar işleyen faizi 30.772 TL. davalıdan tahsiline karar verildiği ancak davacının munzam zarar isteğine ilişkin bir gerekçe bildirilmemiştir.
Mahkeme kararlarının gerekçeli olması şart olup, bu husus Anayasanın 141/3, ...nın 297. maddelerinde açıkça hükme bağlanmıştır. Mahkeme kararının hukuk’a uygun olup olmadığı ancak kararın gerekçesi ile denetlenebilir. Hakim, tarafların sunduğu maddi vakaların hukuki niteliğini, bir başka değişle hukuki sebepleri kendiliğinden araştırıp bulmak ve hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklamak zorundadır. Mahkeme kararının “gerekçe” bölümünün incelenmesinde, mahkemece munzam zarar isteği konusunda bir açıklama bulunmadığı, mahkemeyi hüküm fıkrasında yer alan şekilde karar vermeye yönelten hukuk kurallarının ve nedenlerinin belirtilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, değinilen bu yönler göz ardı edilerek, munzam zarar isteği hakkında gerekçeden yoksun bir şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlere, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 984.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.