(5510 S. K. m. 81)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar ve Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 27.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANKARA
23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2010/456
KARAR NO: 2011/297
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 22.10.2010
KARAR TARİHİ: 13.09.2011
Mahkememizde görülmekte bulunan alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin davalı kurumun ihale etmiş olduğu özel güvenlik hizmet alımı ihalesini alarak işi üstlendiğini, taraflar arasında 01.08.2008 - 30.06.2009 dönemini kapsayacak şekilde sözleşme yapıldığını, işin ifa edildiğini, 09.07.2009 - 30.06.2010 dönemini de ihale ile davacının aldığını, sözleşme yapıldığını, hazine tarafından müvekkilinin nam ve hesabına Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenen 5 puanlık SGK primi tutarının davalı idarece müvekkilinin hak edişinden haksız olarak kesildiğini, davacının 5510 sayılı hükümler doğrultusunda gerekli şartları taşıdığını, % 5lik sigorta priminden yararlandığını, uygulamanın halen devam ettiğini belirterek 40.960,72 TL.nin haksız kesintinin yapıldığı tarihten itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının hak ediş ödemelerinde yapılan kesintilerin kamu ihale genel tebliğinde değişiklik yapılmasına dair tebliğin 4.maddesi gereği olduğunu, hazine tarafından karşılanan prim tutarlarının idare tarafından yüklenicinin hak edişinden kesilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının hak edişinden kesinti yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, davacının hak edişlerinden kesilen SSK prim kesintilerinin tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanılmış, taraflar arasında yapılan sözleşme, hak ediş raporları dosyaya ibraz edilmiştir.
Dosya içindeki sözleşmelerin incelenmesinde, davacı taraf ile davalı idare arasında 01.08.2009 - 30.06.2009 dönemini kapsayacak şekilde sözleşme yapıldığı, davalıya güvenlik hizmeti verildiği, daha sonra bu sözleşmenin 09.07.2009 - 30.06.2010 dönemi içinde yenilendiği ve 3. dönemde de yenilenmek sureti ile halen devam ettiği, davalı idare tarafından davacının hak edişlerinden kamu ihale tebliğine dayalı olarak kesintiler yapıldığı anlaşılmıştır.
Sözleşme gereğince davacının üstlendiği işi yerine getirdiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacının hak edişlerinden kesilen % 5lik kesintinin yapılıp yapılmayacağı ve miktarı noktasında toplanmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 81. maddesi 1. fıkrasına 5763 sayılı kanunun 4. maddesi ile eklenen ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren (ı) bendinde Bu kanunun 4. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin bu maddenin 1.fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet tutar hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde SGK ya vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri. SGK.na prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.... hükmü yer almaktadır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi kurulu 01.07.2011 havale tarihli raporlarında, davacı şirketin 5510 sayılı yasa uyarınca hazinece SSK. prim ödemelerinden yapılan 5 puanlık indirimlerden yararlanması neticesinde davalı idarenin bu indirimleri hak edişlerinden kesmesinin yerinde olmadığını, davacının talep edebileceği bedelin 40.960.72 TL olduğunu mütalaa etmişlerdir.
Hazine 5510 sayılı kanun uyarınca özel sektör işverenine yardım yaparken işverenin aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde verilmesini ve ödenmesini ön şart olarak öngörmüş olup davacının 5510 sayılı kanun hükümleri doğrultusunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılmıştır. 5510 sayılı kanun ile sağlanan % 5lik indirim bu kanunla işverene sağlanan hazine yardımı olup işverene hazinece sağlanan ek bir katkı olduğu, bu nedenle söz konusu % 5lik hazine yardımının hak edişlerden kesilerek davacının bu yardımdan mahrum edilmesi doğru olmadığından davalı idare tarafından yapılan kesintinin yerinde ve yasal olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce denetime elverişli bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının talep edebileceği bedel 40.960,72 TL olarak hesaplanmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Dava dilekçesinin başlığında talep 40.960,72 TL olarak açıklandığı halde sonuç kısmında alacak miktarının 72.071,65 TL olarak belirtildiği görülmüşse de harcın 40.960,72 TL üzerinden yatırıldığı dikkate alındığında davacının talep ettiği miktarın 40.960,72 TL olduğu kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın kabulü ile, 40.960,72 TL nin 22.10.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine.
2- Davalı kurum harçtan muaf olduğu için harç alınmasına yer olmadığına.
3- Davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 608,30 TL.nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya İADESİNE,
4- Davacı tarafından mahkeme masrafı olarak yatırılan 520,00 TL.nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5- Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden 4.725.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzünde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verildi. 13.09.2011 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy