MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahhidin inşaa ettiği binadan C blok 4 numaralı daireyi 3.10.2000 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile davalıdan satın aldığını, ancak davalının arsa sahipleriyle olan ihtilaflar nedeniyle tapuyu vermesinin imkansız hale geldiğini, davalının dairenin dava tarihindeki raiç bedelini ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 10.000 TL.nın tahsilini istemiş, 14.6.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 72.222.57 TL.na yükseltmiştir.
Davalı, davacının 2000 yılından bu yana daireyi kullandığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının dava tarihindeki raiç değeri isteyebileceği kabul edilerek davanın kabulüne, 10.000 TL.nın da dava, 62.222.57 TL.na ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerinin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davada dairenin raiç değerinin tesbit edilerek tahsilini istemiş, mahkemece de raiç değerin tahsiline karar verildiği belirtilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki, hükme esas bilirkişi raporunda daire değeri
2011/19761-2012/14705
hesaplanırken, arsa değeri belirlenmiş, akabinde dairenin Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatlarına göre yapım bedeli belirlenerek arsa ve birim fiyat toplamı 72.222.57 TL. olarak bulunmuş ve bu rakamın kaim değer olduğu vurgulanmıştır. Oysa ki, birim fiyatlar esas alınarak yapılan hesaplamanın raiç değeri gösterdiği kabul edilemez. Hal böyle olunca bilirkişinin belirlediği rakamın raiç değer olarak kabulüne karar verilmesi olanaksızdır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek dava konusu dairenin dava tarihindeki serbest piyasa raiç değerinin tesbiti için mahallinde tekrar keşif yapılarak raiç değerin tesbiti ile belirlenecek bedelin (önceki kararda belirlenen 72.222.57 TL.nı geçmemek üzere) tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Davacının dava konusu dairede halen oturduğu yapılan keşif esnasında belirlenmiş bulunmaktadır. Dairede halen oturmak suretiyle daireden faydalanan davacı daireyi davalıya iade etmediği sürece belirlenen daire bedeline faiz talebinde bulunamaz. Mahkemece, belirlenen bedele davacının daireyi tahliye edeceği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2 ve 3 numaralı bentler uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 1.100.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.