MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne,kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı kooperatif, kendilerine ait sahada bulunan Çeltik ürününün hasat edilmesi hususunda davalı ile 26.7.2009 tarihli sözleşme yaptıklarını, davalının biçerdöveri ile birlikte 25.9.2009 tarihinde işe başlamaması halinde 20.000 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının işe başlamaması nedeniyle cezai şartı ödemesi gerektiğini ileri sürerek 20.000 TL.nin faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, zamanında biçerdöveri hazır etmeyen davalının cezai şarttan sorumlu olduğunu, ancak BK.161/3.maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinden bahisle 10.000 TL.nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davada 20.000 TL cezai şart alacağının tahsilini istemiş, mahkemece BK.nun 161/3.maddesi olaya uygulanarak 10.000 TL.nin tahsiline, reddedilen kısım içinde davalı lehine 1.200 TL vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davacının davasında haklı olduğu mahkemece kabul edilmiş, ancak takdir hakkı kullanılarak cezai şarttan indirim (tenkis) yapılmıştır. Bu
2011/19762-2012/14706
itibarla davacının reddedilen miktar yönünden haksız olduğu ve kusurlu bulunduğu kabul edilemez. Hal böyle olunca da, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi olanaksızdır. Mahkemece değinilen buyön gözardı edilerek, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının 7 numaralı bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (şartları oluşmadığından davalı yararına vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına) sözlerinin yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 149.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.