MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ... Turizm İşletmeleri AŞ. ile 1.1.1994 tarihli devre tatil sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereğince 31.12.2020 tarihine kadar ... ... Tatil Köyünde, her yılın 34. ve 35. haftalarında kalma ve tatil köyünün olanaklarından yararlanma hakkına sahip olduğunu, tatil köyünün sözleşme tarihinden sonra davalı ... Turizm ve ... A.Ş.’ne ve daha sonra da... San. ve Tic. A.Ş.’ne devredildiğini, 2004 yılından itibaren tatil hakkının kullandırılmadığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile şimdilik 7.500 TL. tazminatın faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin feshine, 7.500 TL.nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dışı ... A.Ş. ile imzalamış olduğu, 31.12.2020 yılına kadar geçerli olan devre tatil sözleşmesi gereğince, her yılın 34-35. haftalarında tatil hakkını kullanmakta iken, tatil köyünün sözleşme tarihinden sonra davalı ... Turizm ve ... A.Ş.’ne ve daha sonra da... San. ve Tic. A.Ş.’ne devredildiğini, 2004 yılına kadar sorunsuz olarak kullandıklarını ancak 2004 yılında tatil haklarının kullandırılmadığını, davalıların yasa dışı uygulamaları nedeni ile devre tatil haklarının ellerinden alınması nedeni ile zarara uğradıklarını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile haksız fesih nedeniyle tatil hakkı kullandırılmayan sözleşmenin kalan süresi için maddi tazminat istemi ile eldeki davayı açmışlardır.
2011/20022 2012/10123
Mahkemece, sözleşmenin feshi ile 7.500 TL. Tazminatın ödetilmesine karar verilmiş ise de; davacının devre tatil sözleşmesini yaptığı 1.1.1994 tarihinde devre tatil bedelini DM olarak ödediği taraflar arasında tartışmasızdır. İadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi menfaatler dengesine uygun olacaktır. Aksi takdirde kısmi iade durumu oluşacak, iade dışındaki miktar iade borçlusu yedinde haksız miktar olarak kalacak, davalıların sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin yerine getirmekten kaçınmalarına neden olacaktır. Bunun aksi bir durumu ise, iade alacaklısının haksız zenginleşmesine neden olacaktır.
Ancak somut olayda taraflar sözleşmeyi yaparken döviz üzerinde yaptıklarına göre dövizin TL karşısındaki değer kazanmasının taraflarca bilindiği ve ilerideki bir fesih durumunda tarafların paranın enflasyonist etkenler nedeniyle değer kaybetme olasılığına karşı tedbir almayı hedeflediklerini kabul etmek gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece fesih tarihinden itibaren davacıların devre tatil olarak yararlanamadığı süre ile önceki dönemlerde yararlandığı sürelerin tespit edilmesi, davacıların ödediği tüm bedelin ileriye yönelik kullanılmayan sürelere tekabül eden döviz bedeli oranının belirlenerek kalan yıllar için bu bedelin ne kadar olduğunun hesaplanması ile belirlenecek döviz cinsinden bedelin talebin TL olduğu dikkate alınarak, talep miktarı gözetilerek dava tarihindeki TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken, ne şekilde hesaplandığı belli olmayan 7.500 TL. Üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Birinci bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.