MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı ile davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davacılar ... ve ... ile davalı kardeşleri ve babaları dava dışı ... Yücel arasında 1.1.1977 tarihinde adi ortaklık oluşturulduğunu, adi ortaklığın satın aldığı taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, her bir ortağın 1/4 hisseye sahip olduğunu, babalarının 25.1.2000 tarihinde vefatı ile ortaklığın fiilen sona erdiğini, ancak davalının 39281 ada 1 parsel numaralı taşınmazdaki davacılar ... ve ...'e ait 1/4'e hisseyi vermediği gibi, anne ve babalarının ölümü ile mirasçı sıfatıyla hak sahibi olan diğer davacılarında miras hisselerini vermediğini ileri sürerek davalı adına olan tapunun iptalini, 1/4 hissesinin davalı uhdesinde bırakılarak 1/4'er hissenin davacılar . ve... adına, 1/4 hisseninde veraset ilamındaki tüm mirasçılar adına tescilini istemiştir.
Davalı zamanaşınmı süresinin dolduğunu, 25.1.2000 tarihinde murisin ölümü ile ortaklığın sona erdiğini, dava konusu arsayı bedelini ödeyerek satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki adi ortkaklıktan doğan ve sermaye payı olarak konulan taşınmaz nedeniyle payın tahsiline ilişkin davanın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ortaklığın murisin ölümü ile 25.1.2000 tarihinde fiilen sona erdiği, sona erme tarihinden dava tarihine kadar zamanaşımı
2011/20129-2012/15088
süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında adi ortaklık ilişkinin kurulduğu benimsenmiş ve ancak zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Mahkemenin adi ortaklık ilişkisinin var olduğuna dair gerekçesi davalı tarafından temyiz edilmemek suretiyle kabul edilmiştir. Hal böyle olunca, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunun kabulü zorunludur. Adi ortaklık ilişkisinin varlığı kabul edildiği içinde olayda zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının incelenmesi gerekir. Hemen belirtmek gerekirki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. Adi ortaklığı oluşturan ortaklardan olan ve taraflarında babası bulunan ... ...'in 25.1.2000 tarihinde vefat etmesi nedeniyle adi ortaklık fiilen son bulmuş ise de, ortaklığın henüz tasfiye edilmediği sabit olup, tasfiye edilmeyen ortaklık içinde henüz zamanaşımı başlamamıştır. Bu nedenle olayda zamanaşımı süresinin dolduğundan söz edilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.