MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tek Hakimli Asliye Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan ... duruşmasız diğer davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... ve vekili avukat ... geldi, davacı taraftan gelen olmadı duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davacı ... ile davalıların murisi ...... arasında yapılan 23.12.1995 tarihli sözleşme ile, ...’ya ait arazi içinde bulunan kum ocağının birlikte işletilmesi hususunda anlaştıklarını, araziye kum ocağı tesisi kurduğunu, gerekli malzeme ve makineleri getirip elektrik tesisatı ve direkleri yaptığını, iki adet bina yaparak tesisi faaliyet geçirdiğini, ancak davalıların murisinin 5.4.1997 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatından sonra davalı mirasçıların kum ocağının çalışmasına işin vermediklerini, işletmeye girerek kendisine ait malzemeleri götürdüklerini, elektrik motorlerini sökerek faaliyetin durmasına sebep olduklarını, kar kaybı oluştuğunu ileri sürerek tesisten alınan malzemeler makineler, tesisin faaliyette bulunması için gerekli olan ikipmanların kendisine iadesine, olmazsa bedellerinin tahsiline, kazanç olarak 30.000 TL’nin ödetilmesine, tesisin faaliyeti için yapılan elektrik tesisatı, binalar vs’nin bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
2011/21129-2012/5439
Davalılar, diğer davacı şirketin taraf ehliyetinin bulunmadığını, adi ortaklık sözleşmesinin murisin ölümü ile sona erdiğini, malzeme ve makinaları almadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle, davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davasının reddine, 31.12.1995 tarihli sözleşme gereğince malzemelerin davacı ...’e ait olduğunun tesbitine, 31.3.2002 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtilen makina ve ekipmanlarının, binaların, elektrik tesisatı gibi gereçlerin iadesi mümkün olanların davalılar tarafından davacıya iadesine, olmadığı takdirde bedellerinin bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 20.963.206.400 TL (eski TL) kazanç kaybı tutarının mevcut olduğunun tesbiti ile toplam 46.926.923.975 TL’nın yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ... ile davalıların murisi ...... arasında düzenlenen 5.12.1995 tarihli sözleşme ile, ...’ya ait 144 parsel üzerinde kum ocağı işletilmesi hususunda adi ortaklık oluşturulduğu, ...’nın sözleşmeyi 3 yıl süreyle feshedemiyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişiler tarafından davacının yoksun kaldığı kar hesaplanırken adi ortaklığın süresi 3 yıl olarak kabul idilmiş olup, davacı rapora bu yönüyle itiraz etmemiştir. Kaldıki sözleşme süresinin 3 yıl olduğuda sözleşme ile benimsenmiştir. Ne varki davalıların murisinin 5.4.1997 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakta olup, sözleşmede, sözleşmenin taraflardan birinin ölümü halinde de devam edeceği ve mirasçılarını bağlayacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Davalıların, murislerinin ölümünden sonra da sözleşmenin devam edeceğine dair irade beyanı açıklamasında bulundukları da iddia ve ispat edilmemiştir. Hal böyle olunca, adi ortaklık sözleşmesinin ......’nün ölümü ile son bulduğunun ve ölüm tarihinden sonraki dönem için kar kaybı talebinde bulunulamayacağının kabulü zorunludur. Davacının kar kaybı talebide murisin ölüm tarihinden sonraki dönem için olduğundan, mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek kar kaybına yönelik talebin reddine karar verilmesi gerekirken bu kalem isteğin kabulüne karar 2011/21129-2012/5439
verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davacı eldeki davada, kum ocağı tesisinin kurulması esnasında idare binası ile kumanda binasını kendisinin yaptığını iddia etmekte ise de, bu binaları yaptırdığına dair herhangi bir harcama faturası sunulmadığı gibi, binaların sözleşmede kararlaştırılan 144 parsel numaralı taşınmaz dışında başka bir parsel üzerinde bulundukları anlaşılmaktadır. Tanıklarda bu binaların davalıların murisi tarafından yapıldığını bildirmişlerdir. Hal böyle olunca, idare ve kumanda binalarına yönelik taleplerin reddi gerekir. Mahkemece idare ve kumanda binalarına yönelik talebin reddine karar verilmesi gerekirken, bu kalem isteğinde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Davacı şirketin davası husumet yokluğundan reddedilmesine rağmen, kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu yönüyle de bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2,3 ve 4 numaralı bentler uyarınca temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı ... vs vekiline ödenmesine, peşin alınan 2.534,00 TL. harcın temyiz harcının istek halinde davalı ...'ye iadesine, 634,00 TL peşin alınan harcın davalılara (..., ..., ...) iadesine, 06.03 .2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.