(1086 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Y. K. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı; 27.6.1997 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 828 ada 11 parselde yapılacak binada çatı katındaki 1 adet daireyi davalılar A. E. K. ve Y. K.'den satın aldığını, bedeli ödediğini ve kaba inşaat halinde de teslim aldığını, ince işleri yaptırarak oturacak hale getirdiğini, daha sonra daireyi diğer davalı M.'ya sattıklarını kendisi adına devirin hala yapılmadığını belirterek, dairenin adına tesciline karar verilmesini istemiş, daha sonra görevsiz mahkemede sunduğu bila tarihli ıslah dilekçesi ile de, davaya konu dairenin denkleştirici adalet ilkesi gereğince bugünkü değeri olan 20.000 TL'nin davalılardan tahsili istemiştir.
Davalılar; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, sözleşmenin feshi ile 28.424.52 TL'nin davalılardan ıslah tarihi olan 17.6.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan Y. K. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davaya konu dairenin kendi adına tescilini talep etmiş, daha sonra görevsiz mahkemede sunduğu bila tarihli ıslah dilekçesi ile de, dava konusunu ıslah ederek davaya konu dairenin denkleştirici adalet ilkesi gereğince bugünkü değeri olan 20.000 TL'nin davalılardan tahsili istemiştir. Davacı daha sonra görevli mahkemede; 17.6.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile de talep sonucunu 28.424.52 TL olarak arttırmıştır. Oysa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 83 üncü maddesi hükmünün 2. cümlesinde aynı davada her taraf ancak bir kez ıslah hakkını kullanabilir hükmü öngörülmüş olup, açıklanan gerekçe ile davacı tarafın 2. ıslah isteminin reddedilmesi ve davanın alacak miktarı yönünden ilk dava dilekçesindeki talebi ve ilk ıslah dilekçesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, bu hususların dikkate alınmaması doğru görülmemiş ve kararın bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalı Y. K. yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 27.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy