(1086 S. K. m. 91)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının hissedar olduğu davaya konu taşınmazı sözlü anlaşmaya dayalı olarak 1990 yılında 10 milyon TL bedelle satın alarak kullanmaya başladığını, 2001 yılında terk ettiğini, davalının sözleşme gereği tapuda devir yapmaması sebebiyle bedelin tahsili için davalı hakkında Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/84 esas sayılı dosyası ile dava açtığını, davalının 4.2.2003 tarihli taahhüdü üzerine davadan feragat ettiğini, ancak davalının taahhüdünü yerine getirmemesi sebebiyle işbu davayı açmak zorunda kaldığını belirterek; satış sebebiyle ödenen 1.800 TL'nin 20.11.2001 tarihinden itibaren ve taşınmaza yapılan faydalı masraf olarak 5.954 TL'nin 13.9.2001 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, 4.2.2003 tarihli anlaşmanın geçerli olmadığını, davacının kendisine herhangi bir bedel ödemediğini, karşılıklı olarak kendisinin cinayet tazminatından davalının da kendi davasından feragat ettiğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davacının önceki açmış olduğu davadan şartsız feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından davaya konu taşınmaza ilişkin olarak Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/84 esas sayılı dosyası ile açmış olduğu davada, davalı ile aralarındaki harici satış sözleşmesine konu taşınmaza ödediği satış bedelini ve taşınmaza yapmış olduğu faydalı masrafları talep etmiş olup, davacının 4.2.2003 tarihli feragat dilekçesi üzerine mahkemece davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir. Davacı, eldeki davada ise önceki davada verilen feragat dilekçesi ile aynı tarihte düzenlendiği anlaşılan belge başlıklı belgeye dayanarak davalının önceki davadan feragat etmesi karşılığında vermiş olduğu taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle bu davayı açmıştır. Davalı, davacının delil olarak dayandığı 4.2.2003 tarihli aynı belgeyi mahkemeye delil olarak ibraz etmek suretiyle içeriğini kabul etmiştir. Davalının düzenlemiş olduğu ve içeriğini kabul ettiği 4.2.2003 tarihli belgede davalı babasından intikal edecek olan davaya konu taşınmazdaki hissesini 2005 yılında tapuda devredeceğini taahhüt etmiştir. Hal böyle olunca mahkemece davalının vermiş olduğu taahhütname ile borcunu kabul etmiş olduğu davalının bu şekildeki beyan ve kabulü nedeniyle davacının 2000/84 esas sayılı davadan feragat ettiği, hakkın özünden feragat etmediği gözetilerek işin esasına girilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 04.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy