MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne,kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı Esin Tüneri avukatınca duruşmalı, ... tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılarla ortak murisleri olan Mükerrem Elderoğlu'nun 9/3/2000 tarihinde vefat ettiğini, davalılarla birlikte imzalamış oldukları miras taksim sözleşmesi ile muristen kalan mirasın eşit şekilde paylaşıldığını, sözleşmeye göre ... ili ... ilçesi Yukarı Bahçelievler mahallesi ... ada ... no’lu parsel üzerinde bulunan ... Blok ... no’lu dairenin kendisi adına tescil edildiğini, ne var ki aradan 6 yıla yakın bir süre geçtikten sonra, murisin sağlığında yapmış olduğu bağış nedeniyle, “...-... Yaşatma ve Anma Vakfı” tarafından açılan dava sonunda miras taksim sözleşmesi ile kendisine düşen dairenin tapu kaydının iptali ile Vakıf adına tesciline karar verildiğini, bu şekilde miras payından mahrum kaldığını, dairenin değeri kadar zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla söz konusu dairenin değeri olan 150.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 26.6.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle de, uğramış olduğu diğer zararlar nedeniyle talep miktarını 155.479,40 TL’ye çıkarmıştır.
Davalılar, davacının, terekedeki kaybın tamamı üzerinden değil, her birinin terekedeki payları oranında talepte bulunabileceğini savunarak, davanın kısmen reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, “davacının, tamamına sahip olduğu dairenin mülkiyetinin elinden çıkmış olması nedeniyle, dairenin dava tarihindeki değeri üzerinden zarara uğradığı” benimsenerek, davanın kısmen kabulüne, 135.000 TL'nin, 67.500 TL'lik kısmının davalılardan ...'tan, 67,500 TL'lik kısmının ...'den 5/6/2007 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki miras taksim sözleşmesine göre davacıya düşen dairenin, dava dışı Vakıf tarafından açılan tapu iptal tescil davası sonunda davacının elinden çıkmış olması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacının söz konusu miras taksim sözleşmesi gereğince adına tescil edilen dairenin, bu şekilde elinden çıkmış olması nedeniyle zarara uğradığı sabit olup, bu husus davalıların da kabulündedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının uğramış olduğu zarar miktarı ve dolayısıyla davalılardan tahsili gereken alacak miktarına ilişkindir.
Mahkemece davacının elinden çıkan dairenin dava tarihi itibariyle değeri olan 135.000 TL’nin, her bir davalıdan 1/2 oranda olmak üzere, ayrı ayrı 67.500 TL’nin tahsiline karar verilmişse de, taraflar arasında murisin ölümünden sonra yapılan miras taksim sözleşmesi ile, tereke üç bölüme ayrılarak, mirasçılar arasında eşit şekilde paylaşılmıştır. Terekenin 1/3’ünün kaybedilmiş olması nedeniyle meydana gelen zarara da yine tüm mirasçıların eşit şekilde katlanması gereklidir. O halde 1/3 oranında küçülen, başka bir ifade ile, başlangıçtaki duruma göre 2/3 oranında kalmış olan terekede, üç mirasçının da eşit oranda pay sahibi oldukları gözetildiğinde, her bir davalının ödemesi gereken miktar 67.5000 TL değil, 45.000 TL olmalıdır. Nitekim bu durumda, terekenin bir kısmı kaybedilmeden önce, her bir mirasçının 135.000 TL değerinde bir mirasa sahip oldukları düşünüldüğünde, davacı, her bir davalıdan alacağı 45.000 TL ile toplam 90.000 TL’lik bir mirasa sahip olacağı gibi, davalıların her biri de 45.000 TL’lik bir ödemeyle (135.000-45.000=90.000 TL) aynı şekilde 90.000 TL’lik bir mirasa sahip olacaklardır. Terekenin kaybedilen 1/3 değerinin tamamının, davalılardan tahsiline karar verilmesi ise, davalıların her birinin 1/3 oranda zararına, davacının ise aynı oranda sebepsiz zenginleşmesine neden olacaktır.
O halde mahkemece, miras paylarının eşitlenmesi için, her iki davalıdan ayrı ayrı olmak üzere, 135.000 TL’nin 1/3’ü olan 45.000 TL’nin (toplam 90.000 TL’nin) tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde her bir davalıdan 67.000 TL olmak üzere toplam 135.000 TL’nin tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı ...'ye ödenmesine, peşin alınan 1.002.40 TL. temyiz harcının istek halinde ...'a iadesine ve yine peşin alınan 1.003.00 TL temyiz harcının istek halinde Esin Tüneri'ye iadesine, 7.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.