(818 S. K. m. 41, 44) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulü yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan kredi kartı aldığını, 7.7.2006 tarihinde 30 TL, 12.7.2006 tarihinde de 30 TL imza karşılığında alış veriş yaptığını, bunun dışında hiçbir işlem yapmayıp hiçbir zamanda şifre kullanmadığını, 16.7.2006 tarihinde benzin almak için kartı kullanmak istediğinde kartın limitinin dolduğunun bildirildiğini, bunun üzerine 17.7.2006 tarihinde bilgi amacıyla bankaya başvurduğunda kendisine çipli kredi kartıyla şifre kullanılmak suretiyle nakit çekim işlemi yapıldığının bildirildiğini, hiçbir zaman çipli kredi kartı teslim edilmediği gibi şifrenin de bildirilmediğini, işlemlerin kendisi tarafından yapılmadığını, davalı bankanın teslim konusundaki sorumluluğunu yerine getirmediğini, bu sebeple kendisine teslim edilmeyen bu karttan dolayı sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 3.124,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, kartın ve şifrenin davacının sorumluluğunda olup kusurun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, olayda davalı bankanın tamamen sorumlu olduğu kabul edilerek 3.124 TL.'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya ait çipli kredi kartının ve şifresinin, hukuka aykırı olarak üçüncü kişiler tarafından kullanılması sebebiyle borçlu olmadığının tespiti istemine dair olup davacı, rızası ve bilgisi dışında kullanılan kredi kartı harcamalarından sorumlu olmadığını ileri sürerken, davalı ise, kredi kartına dair bilgi ve şifrelerin saklanması ve korunmasında gerekli özenin gösterilmediğini belirterek davacının sorumlu olması gerektiğini savunmaktadır. Davacının kredi kartı ve bu karta ait şifre kullanılmak suretiyle davalı bankaya ait atm cihazından üçüncü kişilerce nakit çekim işlemi yapılmıştır. Mahkemece, çipli kredi kartına ait şifrenin telefon bankacılığıyla oluşturulması sırasında bankaca kayda alınan sesin çözümlenmesi yaptırılmış ve ses kaydının davacıya ait olmadığının belirlenmesi üzerine davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı, nakit çekim işleminin çipli kredi kartı kullanılmak suretiyle yapıldığını, kesinlikle kendisine ne kartın ne de şifresinin teslim edilmediğini iddia etmiş ise de daha sonra davalı banka tarafından kartın teslimine dair tutanağın ibraz edilmesi üzerine tutanak altındaki imzanın kendisine ait olduğunu ikrar etmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki kullanılan kartın şifreli olduğu ve kartla birlikte şifrenin de kullanılarak davaya konu işlemlerin yapıldığı sabittir. Davacının elinde ve zilyetliğinde bulunan kartın 3. şahıslarca kullanılmasını engelleme yükümlülüğünde bulunduğu izahtan varestedir. Bir başka deyişle, zilyet bulunduğu karta dair harcamalardan davacı sorumlu olup davalıyla birlikte müterafik sorumludur. Bu itibarla oluşa uygun düşmeyecek şekilde tamamen davalı bankanın sorumlu olduğu kabul edilerek sonuca varılması olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek ve davacının da olayda müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek bu hususta konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 06.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy