(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirket temsilcisi olarak diğer davalı şirketi tek başına temsile yetkili Ö. S.'in Samsun Büyükoyumca köyü SS Y... Konut Yapı Kooperatifine ait 4 pafta 75, 76, 7, 78, 79, 80 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde inşaa edilen siteden D blok 3. kat 17 ve 18 numaralı 2 adet bağımsız bölümü 10.7.1995 tarihli satış protokolüyle kendisine sattığını, aradan 10 yılı aşkın zaman geçmesine rağmen dairelerin tamamlanıp teslim edilmediğini, davacıya teslim edilmeyen iki daire için 1.8.2000 tarihinden itibaren aylık 100.00 TL üzerinden başlamak koşuluyla her bir daire için 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL ecrimisil alacağının ait olduğu aylar itibariyle işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya konu dairelere dair satış sözleşmelerinin S... İnşaat'la davacı arasında yapıldığını, bu sebeple davalı Ö. S.'e husumet yöneltilemeyeceğini, davacının talebi zamanaşımına uğradığını, satış tapuda yapılmadığı için geçerli bir satışın olmadığını, bu sebeple ecri misil istenemeyeceğini, SS Y... Kooperatifi tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, inşaatın yapımının fiilen engellendiğini, bu sebeple davacının, şirketten aynen ifa ile ecrimisil talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemenin 23.11.2006 tarih ve 2005/357 esas 2006/433 karar sayılı kararı ile; davanın, davalı Ö. yününden husumetten reddine, davalı şirket yönünden esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından temyizi üzerine. Dairemizin 23.11.2007 tarih ve 2007/6465 esas 2007/14060 karar sayılı kararı ile; Sair temyiz itirazlarının reddine, ... davacı sözleşme gereği davalı şirkete ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihinde ulaştığı değeri davalı şirketten talep etme hakkına sahiptir. Bu sebeplerle mahkemece davacının davayı belirttiği yönde ıslah istemi kabul edilerek davacıya davasını ıslah etmesi için fırsat verilip yukarıdaki açıklamalar ışığında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir... gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; 24.6.2010 havale tarihli Prof. Dr. A. K., serbest mali müşavir E. V. K. ve serbest mali müşavir H. K.'ın düzenlediği raporun dosya içeriğine, tarafların talep ve savunmalarının niteliğine, karar vermeye, derecat denetimine ve tarafların raporlara karşı itirazlarını karşılar niteliğe uygun bulunarak; davacı tarafın davasının 55.367,39 TL olarak kabulüne, davalı S... İnş. Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, davalı Ö. S. hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, geriye kalan kısma dair talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Denkleştirici adalet ilkesi uygulanırken dikkate alınan banka faizleriyle ilgili her ne kadar bilirkişi raporunda bileşik faiz uygulanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmış ise de; faize faiz uygulama yasağının somut olayda uygulama olanağı yoktur. Asıl paranın bankaya vadeli mevduat hesabı olarak yatırılacağı farzedildiğine göre, belli dönemlerde elde edilecek devre sonları faizinin ana paraya eklenerek tekrar faiz (bileşik faiz) yürütülmesi tabiidir. Mahkemece bu ilkeler çerçevesinde inceleme ve hesaplama yaptırılması gerekirken eksik incelemeyle yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde davalılara iadesine, 11.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy