(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı; davalının, ortak olduğu İ... Limited Şirketine ortak olmak istediğini, devlet Memuru olması sebebiyle eşi A. B.'nın 11.000 usd karşılığı 16.500 TL sermaye koyarak ortak olduğunu, daha sonra şirketin tasfiyesine karar verildiğini, davalının alacağının 16.500 TL olarak belirlendiğini, davalının, tasfiye payına karşılık 13.000 usd karşılığı senetleri tehditle aldığını, ayrıca ipotek verilmesini şart koştuğunu, Ayvalık'taki taşınmaz üzerine davalı lehine 22.100 TL meblağlı ipotek konulduğunu, davalının, ipotek tesisine rağmen senetleri iade etmediğini, davalıya muhtelif ödemeler de yapıldığını, ipotek borcunun kalmamasına karşın davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla Ayvalık İcra Müdürlüğünün 2003/557 Sayılı dosyasında takip başlattığını, taşınmaz ihalesinin gerçeğinin çok altında bedelle davalıda kaldığını belirterek belirtilen takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; 2002 yılı temmuz ayında davalıya 13.000 dolar borç verdiğini, önce senet aldığını, ipotek tesis edildikten sonra senetleri iade ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; ipotek akit tablosunda ipoteğin 08.10.2002 tarihine kadar süreli ve faizsiz olduğunun belirtildiği, 08.10.2002 tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, tutanaktır başlıklı belgedeki ödemelerin icra dosyasındaki borca atıf yapılmadığından mahsup edilemeyeceği, bu durumda bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle davacının 33,30 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığı gerekçesiyle, davacı/borçlunun Ayvalık İcra Müdürlüğünün 2003/557 Sayılı takip dosyasındaki alacaktan, takip tarihi itibariyle 33,33 TL işlenmiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya dair isteminin ise reddine, tarafların karşılıklı olarak ileri sürdükleri inkar tazminat istemlerinin ise şartları bulunmadığından reddine, karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dosyaya ibraz ettiği tutanaktır başlıklı belgede ipotek tarihinden sonra davacının borcuna karşılık ödemeler yapıldığı davalının imzasıyla tasdik edilmiştir. Mahkemece bu ödemelerin davaya konu borca mahsuben ödendiğine dair atıf yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından imzasıyla tasdik edilen davacı hesabına yapılan ödemelerin ipotek belgesinin düzenlenmesinden sonra yapılmış olması karşısında davacının imzasını taşıyan bu ödemelerin davaya konu borca karşılık yapılmadığının ispat külfeti davalıya aittir. Mahkemece bu konuda davalıya delillerini ibraz etmesi için süre verilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu konudaki ispat külfeti davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 15.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy