(1086 S. K. m. 8) (818 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı şirket; davalı vakfın maliki olduğu taşınmazın kendileri tarafından B. Noterliğinin 13.3.2008 tarih ve 0... yevmiye numaralı kira sözleşmesiyle kiralandığını, sözleşmenin tapu kütüğüne şerh edildiğini, sözleşme gereğince taşınmazın 15.6.2008 tarihinde şirkete tesliminin gerektiğini, davalıların bu yükümlülüğe uymadığını, vakfa süre verildiğini, noter aracılığıyla verilen sürelerin ilkinin 5.7.2008 tarih ve ikincisinin 20.7.2008 günü olduğunu, davalı vakıf yönetiminin şahsi ve keyfi tutumlarla teslimden kaçındığını bu hususu 14.7.2008 tarihli ihtarnameyle bildirdiklerini, şirketin sözleşmeyle birlikte yükümlendiği kira bedeli ödemelerini gerçekleştirdiğini, vadesi geldiğinde ödemelerin yapıldığını, şirketin mecuru değerlendirmek üzere alternatif projeler geliştirdiğini, bunlardan 1. sıradaki öğrenci yurdu yapılması olduğunu, taşınmazın 320 öğrenci kapasitesine sahip olduğunu, yıl itibariyle asgari aylık ödemesinin 400 TL olduğunu, 10 ay müddetle her öğrencinin 4.000 TL ödeyeceğini, hazır olması gereken binaların hazır olmadığını taraflar arasında Biga noterliğinin 13.3.2008 tarih ve 03463 yevmiye numaralı kira sözleşmesinin zamanında ifa olunmaması sebebiyle oluşan 200.000 TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, eldeki davanın Vakfa dair bulunmayıp kira sözleşmesinden kaynaklandığı belirtilerek, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde görevli ve yetkili Biga Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı; Davalı Vakıfla yapılan kira sözleşmesi uyarınca kendilerine teslimi gereken mecurun teslim edilmemesi sebebiyle uğradığı 200.000 TL zararın tazminini istemiştir. Mahkemenin gerekçesinde belirtildiğinin aksine, eldeki davanın H.U.M.K. 8. maddesinde yer alan ve münhasıran Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu bir dava niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından, dava değeri de gözetildiğinde, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk mahkemesi olduğunun kabulü zorunludur. Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde davacıya iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy