(818 S. K. m. 244)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının eski gelini olduğunu, dava dışı oğluyla 2009 yılında boşandıklarını, boşanmadan evvel 2005 yılında davalının oğluna baskı yaparak ev aldırdığını, oğlunun maddi durumu olmadığı için ve oğlunun boşanmaması için kendisinin 30.000 TL para yardımında bulunduğunu, o anda yazılı bir belge almadığını, daha sonra davalının oğlunu aldattığı için boşandığını belirterek 30.000 TL nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulüne, 24.300 TL'nin davalıdan tahsiline, Fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada; Eski gelini olan davalının oğluyla evli iken ev aldığını, bu evin alımında 30.000 TL para yardımında bulunduğunu, daha sonra ise davalının oğlunu aldattığı için boşandıklarını belirterek 30.000 TL'nin tahsilini istemiş, davalı ise davaya konu evi kendi birikimleriyle aldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesiyle yargılama aşamasında dinlenilen davacı tanığı İ. K.'nin anlatımları nazara alındığında, davacının evliliğin devamı esnasında davalı ve dava dışı oğluna verdiği paranın bağışlama niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
B.K.'nun 244 üncü maddesinde, bağışlamadan rücu şartları düzenlenmiş olup, buna göre; Bağışlananın haklı sebep olmaksızın bağışlamayı sınırlayan mükellefiyetleri yerine getirmemesi durumunda, bağışlayanın bağışlamayı geri alabileceği ve bağışlanılanı, bağışlananın zenginleşmiş olduğu ölçüde geri isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan madde de; Bağışlananın bağışlayana yahut yakınlarından birine karşı ağır bir cürüm irtikap etmesi halinin rücu nedenleri arasında bulunduğu da anlaşılmaktadır. Ne var ki; Dosya içerisinde mevcut Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesine ait 20.5.2009 tarih ve 2007/436 Esas sayılı karar içeriğine göre; Davalıyla dava dışı C. B. arasındaki evliliğin aldatma sebebiyle değil şiddetli geçimsizlik sebebiyle sora erdiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Bağışlamadan rücu koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği nazara alınarak davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple davalı tarafından temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy