MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 21.08.2001 tarihinde Manavgat ... Şubesinde dava dışı Şevki Yaman ile Banka arasındaki kredi kartı üyelik sözleşmesine kefil olarak imza attığını, 2001 yılında yapılmış olan sözleşmede sorumluluğunun 200.000.TL (eski) olduğunu, kart borcunun ödenmemesi üzerine davalı bankanın asıl borçlu ve kendisi aleyhine icra takibi başlattığını, kredi kartı kefilliğinden dolayı sorumluluğu altındaki bedelin 200.000.TL(eski) olup, bu borcu da icra dosyasına ödediğini belirterek icra takibindeki alacak miktarı olan 6.958,88 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile %40 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 2.783,47 TL kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.'nun 72/5 maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olması halinde, alacaklı-davalı aleyhine tazminata
hükmedilmesi mümkündür. Bir başka deyişle, alacaklının icra takibi yapmakta haksız bulunmasının yanında, kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde tazminata hükmedilebilir. Bu itibarla kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda, davalının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilememiştir.
Mahkemece, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat edilmediği gözardı edilerek davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca, mahkeme kararının 3.bendinde yer alan davalının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına ilişkin cümlenin karardan çıkartılarak yerine aynen “yasal koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine” sözlerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 93.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy