.... vekili avukat ... ile Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü vekili avukat ... aralarındaki alacak davası hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 7.5.2010 tarih ve 112-234 sayılı hükmün Dairenin 28.2.2012 tarih ve 12354-4657 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı şirket, davalıya çeşitli tıbbı malzemeler sattığını ve teslim ederek faturalar düzenlediğini, davalının ödeme yapmaması üzerine icra takibi yaptığını, davalının icra takibi sonrası asıl alacağı ödediğini ve ancak işlemiş faize haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 6000 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, bazı faturaların mükerrer olarak takibe konduğunu, asıl alacak miktarını ödediklerini, temerrüde düşürülmedikleri için işlemiş faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi roporu benimsenmek ve davacının ıslah talebinde gözetilmek suretiyle 7.515,57 TL asıl alacak, 1003,54 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 8.519,11 TL'nın alacak aslına dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dairemizce kararın bozulması üzerine bu kez davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 440 III-1 maddesindeki karar düzeltme ile ilgili parasal sınır 6.000.000.000 TL’ye çıkarılmıştır. Yine 1.6.2005 tarih ve 5236 sayılı yasanın 19. maddesiyle eklenen Ek madde 4 uyarınca karar düzeltme parasal sınırı ... Bakanlığınca tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında arttırılıp her takvim yılı başından geçerli olacak şekilde uyarlanacağı hükme bağlanmıştır. Yeniden değerleme oranı 2011 yılı için %7,7 olarak açıklanmış olmakla bu durumda karar düzeltme sınırı 9.350 TL’dir. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü 2012/12790-18563
bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Bu durumda 1.1.2012 tarihinden sonra verilen ve 10.300 TL’den az olan hükümlerin onanmasına ya da bozulmasına ilişkin Yargıtay kararları hakkında karar düzeltme yoluna başvurulamaz. Davacı kararı temyiz etmediğine göre davacı tarafından karar düzeltme istenen miktar (faiz ve fer’ileri hariç)7.515,57TL olup 28.2.2012 karar tarihi itibariyle 10.300,00TL’yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 440/III-I maddesi gereğince davacının karar düzeltme hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle davacının karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, 10.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.