... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.3.2010 tarih ve 93-108 sayılı hükmün Dairenin 23.2.2012 tarih ve 3451-3755 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı tarafın kendisinden borç senedi başlıklı belgeden de anlaşılacağı üzere muhtelif tarihlerde borç para aldığını, daha sonra bu alınan borç paraların ödenmesi noktasında ve davalının borcunun belirlenmesi açısından borç senedi başlıklı belge düzenlenmek sureti ile davalı tarafın davacıya 14.000 Euro borcu olduğunu kabul ve beyan ederek belgeyi imza altına aldığını, davaya konu senedin ... 1. İcra Müdürlüğünün 2008/18001 esas sayılı icra dosyası ile 18.09.2008 tarihinde icra takibine konulduğunu, davalı tarafın takibe konu borç senedindeki imzaya itiraz etmeyip haksız biçimde yetkiye ve borca itiraz ettiğini bu nedenlerle davalıdan olan 14.000 Euro alacağının fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden 18.09.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacının temyizi üzerine dairemizce onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı, davalıya borç olarak verdiği paranın tahsil edilmesi amacıyla eldeki davayı açmıştır. Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece, söz konusu senedin borç ikrarını içeren bir belge olmadığı davalıya verilen paranın borç için verildiğine ilişkin kaydın bulunmadığı, davanın miktarı itibarı ile yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafından yazılı belge ve delil ibraz edilmediği, davacının kendisine yemin teklif etme hakkı hatırlatılmasına rağmen davacının yemin deliline dayanmadığı ve davacının bu hali ile davasını ispat edemediği belirtilerek davanın reddine karar
2012/13305-15558
vermiştir. Davacının davaya dayanak olarak ibraz ettiği ve imzası inkar edilmemiş belge HUMK'nun 292. maddesinde düzenlenen yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Öyle olunca yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunan senetlere dayanan davacı alacağını ispatlamak durumundadır. Bir başka deyişle alacağın varlığını ve miktarını ispat yükü davacıdadır. O halde mahkemece, tarafların tanık dahil gösterecekleri tüm delilleri toplanıp değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce sehven onanmasına karar verildiği bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının bu konudaki karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemize ait 23.02.2012 tarih, 2012/3451 Esas, 2012/3755 Karar sayılı “Onama” ilamının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 23.02.2012 tarih, 2012/3451 Esas, 2012/3755 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme hükmünün yukarıda açıklandığı şekilde BOZULMASINA, peşin alınan 43.90 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy