MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile boşanmadan önce ortak aldıkları eşyaların davalı tarafta kaldığını ve 30.06.2005 tarihli protokol gereğince eşyaların yarı bedeli olan 6.300,00.TL' nin ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığını, protokol gereğince ödenmeyen paranın ödenmesi için yapılan icra takibine davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımı def’inde bulunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tarafların 12.07.2004 tarihinde evlenip 08.07.2005 tarihinde açılan dava sonucu boşandıkları, hükmün de 28.03.2006 tarihinde kesinleştiği, icra takibinin 19.02.2010 tarihinde başlatıldığı, davanın ise bir yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açıldığı için TMK. nun 178. maddesi gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların 30.06.2005 tarihli protokol gereğince eşyaların yarı bedeli olan 6.300,00.TL' nin ödenmesi konusunda sözleşme yaptıkları hususu ihtilafsızdır. Mahkemece olay TMK. nun 178.maddesinde belirtilen, "evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" hükümleri kapsamında değerlendirilerek 1
2012/1346-7285
yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle dava reddedilmiş ise de, davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğunda duraksama bulunmamalıdır. Taraflar arasındaki ilişki akdi ilişki olduğu içinde BK.nun 125.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Eldeki dava 9.2.2011 tarihinde açıldığına göre de olayda zamanaşımı süresinin dolmadığının kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.