MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıların kooperatif işleri ile uğraştıklarını, davalılarca, davacıların mirasen intikal eden arsalarına karşılık ... Kooperatifinde 5 adet üyelik ve bu üyeliklerin anahtar teslimine kadar ödenmesinin taahhüt edildiğini, davalıların aynı zamanda kooperatif yöneticisi olduklarını, arsanın tapusunu verdiklerini ve kooperatife üye yapıldıklarını, ancak davalıların yönetimden uzaklaştırılınca kooperatife yaptıkları ödemeleri kestiklerini, isim değiştiren kooperatifin kendilerinden birikmiş aidatlarını istediğini, yaptırdıkları delil tesbitin de kooperatifin bitirilmesi için daire başı 38.168.470.000 TL (eski TL) gerektiğinin belirlendiğini ileri sürerek biriken aidat borcuyla birlikte toplam 197.612.350.000 TL’nin (eski TL) tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, sorumluluklarının senedin ön yüzünde belirtilen 2.100.000.000 TL (eski TL ) ile sınırlı olduğunu, bu miktarı da davacılar adına kooperatife ödediklerini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, belgenin üyelik aidatlarının ödenmesi karşılığında 2.100.000.000 TL miktarla sınırlı olarak düzenlendiği, bu miktarında davalılar tarafından ödendiği, davalıların edimlerini yerine getirdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir
Davacılara murislerinden intikal eden arsalarına karşılık davalılar tarafından kooperatife üye olarak kaydedildikleri, davacılarca ödenmesi gereken aidatların bir kısmının da davalılar tarafından ödendiği, bu hususta belge tanzim edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Çözülmesi gereken uyuşmazlık davalıların sorumluluğunun 2.100.000.000 TL ile mi sınırlı olduğu yoksa dairelerin anahtar teslimine kadarki tüm aidatlarının mı ödenmesi gerekip gerekmediği hususudur. İçeriği taraflarca kabul edilen senet niteliğindeki belgenin ön kısmında 2.100.000.000 TL yazıldığı, ödeyecek olarak davalıların adları ve imzalarının bulunduğu, ne zaman düzenlendiği hususunda tarih bulunmayan belgenin arka kısmında ise “... Kardeşler Konut Yapı Kooperatifindeki yukarıda adı geçen üyelerin tüm aylık aidatlarını ... ve ... ödeyecektir. Ödemedikleri takdirde bu senet işleme konulacaktır. Adı geçen üyeler dairelerini teslim aldıktan sonrada bu senet bedelsiz olarak şahıslara iade edilecektir. Not: Anahtar teslimi kooperatifle ilgili” yazılarının yer aldığı belgenin arka kısmınında davalılar tarafından imzalandığı ve hak sahibi olarak davacıların gösterildiği anlaşılmaktadır. Belgede açıkça isimleri yer alan üyelerin tüm aylık aidatlarının davalılarca ödeneceği, üyelerin dairelerini teslim aldıktan sonra senedin davalılara iade edileceği kararlaştırılmış bulunmaktadır. Hal böyle olunca senedin ( belgenin ) davacılara teminat olarak verildiği, belgenin ön tarafında 2.100.000.000 TL miktarı yer almasına rağmen, davalıların bu miktarla sınırlı olmaksızın dairelerin anahtar teslimine kadarki tüm aidatları ödemeyi üstlendiklerinin kabulü zorunludur. Mahkemece, davalıların arsa karşılığında herbir davacının üyeliğine ait aidatları anahtar teslimine kadar ödemeyi üstlendiği kabul edilerek ve bu hususta gerekli inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle, taleple de bağlı kalınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.