MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 16/06/2006 tarihinde yaptıkları gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince davalının inşa ettiği Turkuaz Vadisi'nden 31 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, sözleşme gereğince tüm edimlerini yerine getirdiğini, ancak taşınmazın 1 yıl 4 ay geç teslim edildiğini, teslim tarihinde iskan raporunun alınmadığı için kendisinin oturamadığı gibi kiraya da veremediğini, geç teslim ve iskan ruhsatının geç alınmasından dolayı uğramış olduğu toplam 10.950,00 TL1nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dairenin tesliminde 24 ay 7 gün gecikme olduğu tespit edilerek 9.693.33 TL kira kaybı bedeline yönelik davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı idare arasında düzenlenen gayrimenkul satış sözleşmesinde satıma konu bağımsız bölümün zamanında teslim edilmemesi halinde kira bedeli ödeneceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır, ancak sözleşmede dairenin teslim süresi 24 ay olarak kararlaştırıldığı için davacı kira kaybı isteyebilir. Davacı, satın aldığı dairenin bulunduğu
bina ile ilgili yapı kullanım izin belgesinin alınmadığını, bu bağlamda söz konusu izin belgesi alınıncaya kadar teslim yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olacağını ileri sürerek bu döneme isabet eden kira kaybının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davacının talebi uygun görülerek dairenin teslim edilmesi gereken 16.6.2008 tarihinden, yapı kullanım izninin alındığı 23.6.2010 tarihine kadar geçen süre için hesaplanan kira kaybına hükmetmiştir. Halbuki sözleşmede kira kaybının yapı kullanım izninin alınacağı tarihe kadar verileceğine dair her hangi bir hüküm yoktur. Bu durumda davalı sadece konutun fiilen teslim edildiği 27.10.2009 tarihine kadar olan kira kaybından sorumludur. Mahkemece bu husus nazara alınarak bilirkişi raporunda hesaplanan 16 ay 11 gün üzerinden 6.546.67 TL' ye hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bent uyarınca davalının sair temyiz itirazlarının reddine; temyiz olunan hükmün, (2) numaralı bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.