... vekili avukat ... ile 1-... vekili avukat ... 2-.... vekili avukat ..., Müdahil, ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 4. Tüketici Mahkemesinden verilen 19.08.2010 tarih ve 2008/557 2010/619 sayılı hükmün Dairenin 5.3.2012 tarih ve 19582-5394 sayılı ilamıyla davacı yönünden onanmasına müdahil Ufuk Tuzmanın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmişti. Süresi içinde davacı ve müdahil avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı; kendisine ait ..... plakalı 1988 model açık mavi renkli Mercedes marka aracın davalı .. şubesinin kapalı otoparkında iken direksiyon kutusu kırılmak ve bu suretle araca düz kontak yaptırılmak sureti 06.07.2008 tarihinde çalındığını, davalıların olayda kusurlu olduğunu, güvenlik zafiyeti nedeni ile olayın meydana geldiğini aracın çalınması nedeni ile araç kiralamak zorunda kaldığını, 3.000,00 TL kira bedeli verdiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000 TL maddi tazminata dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte hükmedilmesini, ayrıca aracın yargılama aşamasında bulunarak teslimi halinde ise araçta oluşan zararın tazminine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini dilemişlerdir.
Müdahil ..., müdahale dilekçesinde davaya konu aracın kendi adına kayıtlı bulunduğunu, dolayısıyla doğrudan zarara uğrayanın kendisi olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, davaya konu aracın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle, davacının aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve müdahil ... tarafından temyiz edilmiş; dairemizce aleyhine hüküm tesis edilmeyen müdahil ...'ın temyiz dilekçesinin reddine, davacının temyiz nedenlerinin reddiyle, kararın onanmasına karar verilmiş; davacı ve müdahil ... bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2-Müdahilin karar düzeltme itirazlarının incelenmesinden önce, katılma isteminde bulunan Ufuk Uzman'ın müdahale isteminin fer’i müdahale mi yoksa asli müdahale mi olduğunun irde1enmesi gerekmektedir.
Fer’i (yan) müdahale olarak tanımlanan katılımda, üçüncü kişi taraf olarak değil, taraflardan birinin yanında onun yardımcısı olarak davada yer almaktadır. Fer’i müdahalenin bulunduğu durumda, müdahilin ayrı bir davası da bulunmamaktadır. Fer'i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket ederek davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip eder. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir. Müdahil hakkında karar verilemez.
Üçüncü kişinin asli müdahalesinin söz konusu olabilmesi için, iki kişi arasında bir davanın mevcut (ve görülmekte) olması, asli müdahilin, müdahale etmek istediği davanın konusu olan şey ve hak üzerinde (kısmen veya tamamen) bir hak sahibi olduğunu iddia etmesi ve ayrı bir dava (asli müdahale davası) açması gerekir. Asli müdahil, üçüncü kişi olmalıdır. Asli müdahale davasının, ilk davanın davacısına ve davalısına karşı birlikte açılması zorunludur. Çünkü, ancak bu halde, mahkeme, asli müdahilin talebini haklı görürse, onun lehine bir karar verebilir. Bu halde, ilk davanın davacısı ve davalısı, asli müdahale davasının davalı tarafında mecburi dava arkadaşı durumundadırlar. Asli müdahale davasının, usulüne uygun bir biçimde bir dilekçe ile açılması gerekir. Çünkü, asli müdahale davası, ilk davadan bağımsız ayrı bir davadır. Mahkeme, asli müdahale davası hakkında da ayrı bir hüküm verir. Asli müdahil, kendisi hakkında verilen bu hükmü yalnız başına temyiz edebilir. (Bkz. Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Bası, Cilt: IV, ... 2001, s.3507 vd.)
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakılacak olursa; ... davacı ve davalı arasında görülmekte olan eldeki davada, davacı yanında asli müdahil olarak davalara kabulünü ve araç kaydının kendi üzerine olması nedeniyle doğrudan zarara uğrayanın kendisi olduğu iddiasıyla lehine hüküm tesisini istemektedir. Bu istemde bulunurken dilekçesini harçlandırması gerekmekte ise de dava tüketici mahkemesinde görüldüğünden harçtan muaf olduğu değerlendirilmiştir. Hal böyle iken, asli müdahil ... hakkında hüküm tesis edilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken, zuhulen ...'ın temyiz dilekçesinin
reddine karar verildiği bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, asli müdahil ...'ın karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin ... hakkındaki temyiz dilekçesinin reddine dair kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bu yönden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının karar düzeltme itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle asli Müdahil ...'ın karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 05.03.2012 tarih ve 2011/19582 Esas 2012/5394 Karar sayılı ... hakkındaki temyiz dilekçesinin reddi kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının asli müdahil yararına BOZULMASINA,20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.