MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, satın aldığı taşınmaza davalı tarafın kullandığı kredi neticesi ipotek konulduğunu, ipoteğin kaldırılması amacıyla karşı tarafın çekmiş olduğu kredi bedelinin 192.400,00-TL sinin kendisi tarafından ilgili bankaya ödendiğini, davalı şirketin kredi tutarını ödemediği ileri sürerek 192.400,00-TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, ipotekli olarak satın alınan taşınmazdaki 3. kişiye ait ipotek borcunu ödeyen alıcının, bu bedeli ipotek borçlusundan tahsili istemine ilişkindir. Yenişehir Mahallesi 239 ada 83 parsel taşınmazın önceki maliklerinden dava dışı ... Kayahan Özkayım'ın elinde iken davalı şirketin banka kredisi nedeniyle 10.10.2007 tarihinde ipotek tesis edildiği ve sicile işlendiği, davacının 18.03.2008 tarihinde 57.000,00TL bedelle taşınmazı satın aldığı, 18.6.2009-17.7.2009 tarihleri arasında davacının bu ipotek borcuna binaen 192.400,00TL yi lehine ipotek tesis edilen bankaya ödediği ihtilafsızdır. Davalı, davacının taşınmazı üzerinde ipotek bulunduğunu bilerek ve ipotek borcunu da taşınmazın asıl değerinden mahsup ederek satın aldığını, bu nedenle ödenen bedelin kendisine rücu edilemeyeceğini
2012/19015-29238
savunmuştur. Mahkemece, davacının üzerinde ipotek kaydı bulunan taşınmazı aldığında taşınmazı satan şahsın (malikin) ipotek borçlusuna karşı olan tüm haklarını da devralmış bulunduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; tapu kayıtlarının aleni olması nedeniyle davacı satın aldığı taşınmaz üzerindeki sınırlandırmaları bilebilecek durumda olup, resmi satış sözleşmesinde "ipoteğin bütün vecibelerini kabul ederek" satın aldığını beyan eden davacının taşınmazın satış bedelinin ipotek borcu düşülmek suretiyle belirlenmediğini yazılı, kesin delil ile ispatlaması gerekir. Davacı tarafından bu yönde yasal herhangi bir delil sunulamamış olmasına göre, davanın reddi gerekirken ispat yükü yanlış değerlendirilerek yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.