MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirkete ait mağazada alışveriş için pardesü denediği sırada yanında bulunan boş askıya çantasını astığını, çantanın üzerine kabanını astığını ve pardesüyü almaya karar verdiğinde çantanın çalındığını fark ettiğini, çantasının içinde bir miktar para bulunduğunu ve çantasında bulunan ehliyet ve ruhsatın yeniden çıkartılması için masraf yaptığını belirterek 1.500.00.TL maddi ve 5.000.00.TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 1.352,00.tl maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davanın kabulüne, 5.000,00.tl manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Sıradan bir işyeri olmayan davalı şirkete ait mağazaya gelen müşterinin mal güvenliğini özellikle kendi muhafazasına terk edilmiş bir eşyasını asgari özen yükümlülüğüyle korumak ve kollamak zorunda bulunduğu davalı şirkete ait işyerine gelen müşterinin yapılan reklam ve hizmete güvenerek geldiği, müşterilerin davalının hakimiyeti alanında olduğu, müşterilerin zararlandırıcı eylemlerden korunması gerektiği mahkemenin de kabulünde olduğu gibi zorunludur. Ancak kişilerin kişisel eşyalarını korumakta kendilerinden beklenen asgari özeni göstermemeleri halinde işyerlerine kusur atfedilmesi hak ve nesafet kurallarıyla bağdaşmadığı gibi işyerinin haksız yere zarara uğramasına neden olunabilecektir. Her olayın kendi içinde incelenip değerlendirilmesi gerekir. Öncelikle kişilerin kişisel eşyalarını korumada kendilerinden beklenen özeni gösterdiklerini kanıtlamaları gerekir. Bu halde tarafların olayda kusur ve sorumluluğu incelenmelidir. Davalıya ait mağazada alış veriş için bulunan davacının kıyafet denemesi sırasında çantanın bulunduğu yerden çalındığı, davalı mağazada müşterilerin güvenliğini sağlayacak önlemler alınmadığı için güvenlik zaafiyeti bulunduğu, davacının da çantasını kontrolsüz bir şekilde askıya bıraktığı dolayısı ile çantanın çalınması nedeni ile oluşan zararda tarafların müterafik kusurlarının bulunduğu sabit olduğundan, maddi tazminat istemi yönünden tarafların müterafik kusur oranlarının tespiti yönünde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3)B.K.’nun 49. maddesi hükmü uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için; şahsiyet hakkına hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir. Somut olayda davacının çantasının çalınması nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğü kabul edilemez. Mahkemece olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak manevi tazminat isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 5.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy