MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Asıl davada davacı ..., kendisine ait kamyonda davalının da 42.000 TL vererek ortak olması için 15.11.2006 tarihinde sözleşme yaptıklarını, davalının 20.000,00 TL verdiğini ve ancak bakiye 22.000,00 TL’nı ödemediğini, protokol gereğince davalıya teminat olarak boş bono verdiğini, ancak davalının bonoyu doldurarak icra takibi yaptığını, davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek 2008/532 esas sayılı icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tesbitini istemiş, birleşen davada ise davacılar ... ve... davacı ...’e ait kamyonun icraca muhafaza altına alınması üzerine borçlusu .... olan 38.500,00 TL'lik bononun düzenlenerek davalıya bırakıldığını, bu bononun teminat niteliğini taşıdığını, ortada tek borçtan dolayı iki bononun bulunduğunu ileri sürerek 30.7.2009 vadeli bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tesbitini istemişlerdir.
Davalı, senetlerin boş ve teminat olarak verildiği iddiasını kabul etmediğini, bu hususun yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların senetleri hükümden düşürecek yazılı delil ibraz edemedikleri gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddi ile, davalının kötüniyet tazminatı talebinin
reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Asıl davaya konu ... İcra Müdürlüğünün 2008/532 esas sayılı icra takip dosyasında 15.11.2008 tanzim ve 3.3.2008 vadeli 38500 TL bedelli ve borçlusu ... olan bononun takibe mesnet yapıldığı, ancak davalı vekilinin icraya 5.9.2008 tarihinde müracaat ederek dosya alacağından feragat ettiğini bildirdiği ve icra dosyasında feragat nedeniyle kapandığı anlaşılmaktadır. Eldeki asıl davaya mesnet teşkil eden icra takip dosyasındaki alacaktan feragat edildiği için asıl davanın konusu kalmamış bulunmaktadır. Hal böyle olunca da asıl davada konusu kalmayan dava için karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Birleşen davada davacılar dosyaya konu olan senedin teminat olarak verildiğini ileri sürmüş iseler de, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere bu hususu yazılı delille ispat edememişlerdir. Ne varki davacıların birleşen davada yemin deliline de dayandıkları anlaşılmakta olup, davacıların yemin delilinin de davacılara hatırlatılması zorunludur. Mahkemece davacıların iddialarını ispat zımnında birleşen dava için davalılara yemin yöneltme hakları olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalıların tüm davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentler uyarınca temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, 2,75 TL TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 18,40 TL peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.