MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı aleyhine ... 8.İcra Müdürlüğünün 2010/17225 sayılı dosyasında yürüttüğü takibe davalı borçlunun haksız şekilde itiraz ettiğini, borcun takibe konu çeklerden kaynaklandığını, davalının bu çekler üzerindeki imzaları inkar etmediği gibi ödeme def’inde de bulunmadığını ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalının %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, süresinde devaya cevap vermemiş, yargılama içerisinde takibe konu çeklerin süresinde bankaya ibraz edilmemiş olmakla İ.İ.K.nın 68. maddesi anlamında belge olmadığını, çeklerin neye istinaden verildiğinin davacı tarafça ispatı gerektiği savunup, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının takibe konu çeklerdeki imzayı ikrar ettiği göz önünde bulundurulduğunda, ödeme olgusunun ispatının da davalı tarafa ait olduğu, davalı tarafça bu hususun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, zamanaşımına uğramış çek sebebiyle girişilen icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Kural olarak; zamanaşımına uğramış kambiyo senedi, yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup; bu halde davacı, tanık dahil her türlü delil ile alacağının varlığını ispatla mükelleftir. Dosya kapsamına göre, davacının alacağının varlığını ispat etmesi gerekirken, ispat külfeti ters çevrilmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan 84.70 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.