MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idare ile hizmet alım sözleşmesi olduğunu, sözleşmeye ve mevzuata aykırı davrandığı gerekçesi ile hakedişlerinden cezai şart bedeli adı altında kesinti yapıldığını bildirerek 117.437 TL nin kesinti tarihlerinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşik davası ile de aynı gerekçe ile 63.582 TL nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ana davanın ve birleşik davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalı ile aralarında hizmet alım sözleşmesi olduğunu, davalının sözleşmeye muhalefet edildiği gerekçesi ile cezai şart adı altında hakedişlerinden haksız kesinti yapıldığını bildirerek kesintilerinin tahsili için eldeki davayı açmıştır.Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de bilirkişi raporu karar vermeye elverişli değildir. Mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak davalı tarafından sözleşmeye muhalefet edildiği söylenen eylemler ve dayanak gerekçeleri ile bunların sözleşme, zeyilnameler ile mevzuata göre tanımlanmış karşılıkları açıkça belirtilip değerlendirilerek taraf ve yargı denetimine elverişli rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA,Bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.