MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Ulamış Mahallesi ... Köyü... Çeşmesi mevkiinde bulunan 385 parsel numaralı taşınmazda bağlı bulunan elektrik aboneliğine ait borcun ödenmemiş olması nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, söz konusu taşınmazı 01.08.2008 tarihinden bu yana kullanmadığını kiraya verdiğini, alt kiraya vermeye sözleşme ile müsaade etmediği halde kiracının da aynı taşınmazı alt kiraya verdiğini, alt kiracı İbrahim Şavkar hakkında el atmanın önlenmesi ve ecri misil davası açtığını davanın sonuçlandığını ve taşınmaz tahliye edilerek 26.03.2010 tarihinde teslim edildiğini, borçlu olmadığının tespitini ve geçici olarak elektriğin bağlanmasını karar verilmesini istediğini, yargılama sırasında söz konusu borç ödediğini ve davaya istirdat davası olarak devam edilerek karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kullanılan elektrikten davacının sorumlu olduğunu ... yerini kiralamasının sorumluluğunu sona erdirmeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacını abone olması nedeniyle tüketilen elektrik enerjisi bedelinin tamamından elektriği kullanalar ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, elektriği kullananın kiracı veya işgalci olmasının durumu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu yerin elektrik aboneliğinin davacı üzerine olduğu davacının aboneliği iptal ettirmeden üçüncü kişiye
2012/2150-5894
kiraya verdiğini ve kiracının kullanımında iken davacının yasaklamasında rağmen ve izni olmadan seraların alt kiraya verildiğini, alt kiracı kullanımında iken kaçak elektrik kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak aboneliğini iptal ettirmeyen kişi bu abonelik ile ilgili normal kullanım ücretinden sorumludur. Ne var ki üçüncü kişinin haksız fiili illiyet bağını keser böyle olunca üçüncü kişinin haksız fiilinden davacının sorumlu olmadığı gözetilerek mahkemece bu ilke çerçevede inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.