MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten 10.04.2010 tarihli taksitli satış sözleşmesi ile mobilya satın aldığını, 36 adet senet imzaladığını, ancak daha sonra 19.04.2010 tarihinde noterden ihtarname göndererek sözleşmeyi feshedip malları almaktan caydığını bildirdiğini, malları teslim almamış olması nedeniyle ve sözleşmede yasaya göre bulunması gereken şartlarda bulunmadığından satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davalının da malları teslim etmeyerek buna rıza gösterdiğini ileri sürerek sözleşmenin ve verilen senetlerin iptali ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında aktedilen taksitli satış sözleşmesinin geçerli olup cayma halinde %25 oranında cezai şart belirlendiği, malların niteliği ve davacıya özel olarak üretilmediği belirtilerek BK’nun 161/1 maddesi uyarınca cezai şarttan %80 oranında indirim ile 567,50 TL cezai şart bedeli ödendiğinde sözleşmenin cayma nedeniyle iptaline, davacının sözleşme nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin davacıya iadesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2012/2208-10144
2-4077 Sayılı TKHK.nun 6/A maddesinde ‘taksitle satış’ düzenlenmiş, buna göre taksitle satış, satım bedelinin en az iki taksitle ödendiği ve malın veya hizmetin sözleşmenin düzenlendiği anda teslim veya ifa edildiği satım türü olarak belirlenmiştir. Somut olayda da taraflar arasında taksitle satım sözleşmesi düzenlenmiş, ancak sözleşmenin düzenlendiği anda teslim olgusu gerçekleşmemiştir. Davacı-alıcının malları almakta temerrüde düştüğü de söylenemez. Öyle olunca, yasanın aradığı sözleşmenin düzenlendiği anda teslim yada hizmetin ifası koşulu gerçekleşmediğinden taraflarca aktedilen sözleşme bu manada geçersizdir. Mahkemece, davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalının bütün temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 472.55 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 12.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.