... vekili avukat ... ile Gıda ve Tarım Bakanlığı aralarındaki dava hakkında Arapgir Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.12.2011 tarih ve 33-58 sayılı hükmün Dairenin 21.5.2012 tarih ve 4789-12839 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı ... .'tan satın aldığı 350 adet keçiyi Kilis İl Tarım Müdürlüğü'nden aldığı menşe belgesi ile Arapgir ilçesine naklettiğini ve İl Tarım Müdürlüğü'nce aşılandığını ancak öncesindeki veba hastalığı nedeni ile ve aşının da etkisi ile keçilerin öldüğünü ileri sürerek, zarar tutarından şimdilik 8.800 TL.nin ödetilmesini istemiştir.
Davalı Bakanlık yetki itirazında bulunmuş, diğer davalı ise usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece, mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili Kilis Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyizi üzerine,mahkeme kararı Dairemiz'ce onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-HUMK.nun 440/III-3 maddesi gereğince görevsizlik veya yetkisizlik kararının onanması veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme yoluna başvurulamayacağından, davacının davalı Bakanlığa yönelik karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmelidir.
2-Davacı dava dilekçesinde davalı olarak keçileri satın aldığını bildirdiği ...ile aşılama işlemini yapan İl Tarım Müdürlüğü'ne izafeten Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nı göstermiştir. Ancak mahkemece ayırma kararı olmadığı halde, karar başlığında davalı olarak sadece Bakanlık yazılmış, davalı ... davalı olarak gösterilmediği gibi, bu davalı hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmamıştır.
HUMK.nun 388 maddesi hükmüne göre, tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin hükümde yazılması zorunlu olduğu gibi hüküm sonucu kısmında, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Mahkemece iki davalı bulunduğu halde, karar başlığında sadece davalı olarak Bakanlık gösterilmiş diğer davalı ... gösterilmemiştir. Bu hali ile HUMK. 388 maddesi gereğince yukarıda açıklandığı gibi, başlık düzenlenmemiş ve hüküm oluşturulmamış olup, verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekirken, yanılma sonucu yazılı şekilde karar verildiği, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile, Dairemizin davalı Bakanlığa yönelik onama kararının aynen kalmak üzere, yukarıda yazılı şekilde mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle, davacının davalı Bakanlığa yönelik karar düzeltme dilekçesinin reddine, davalı ... ...'a yönelik karar düzeltme isteğinin kabulüne ve mahkeme kararının bu şekilde BOZULMASINA, peşin alınan 43.90 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.