MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşme iptali ve istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ... ...'a vesayeten ...; ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/1002 esas, 2003/369 karar sayılı dosyasında davacı ... ..'ın kısıtlanarak müvekkili ...'ın vasi olarak atandığını, bilgisi dışında kısıtlının emekli maaşının PTT dokuma şubesinden davalı bankaya aktarıldığının öğrenildiğini, maaşın eksik alınması üzerine kısıtlı ... ...'a davalı banka tarafından kredi verildiğinin anlaşıldığını, 25.04.2010 tarihinde 97,67 TL ve 95,95 TL olmak üzere iki taksit kesintisi yapıldığını, bunun üzerine davalı bankaya ... 3.Noterliğinin 02.06.2010 tarihli ihtarnamesinin gönderilerek kredi sözleşmesinin iptali ve yapılan kesintilerin faiziyle birlikte iadesi ve kesinti yapılmamasının ihtar edildiğini, bunun üzerine SGK il müdürlüğüne dilekçe verilerek yeniden emekli maaşının ptt dokuma şubesine gönderilmesinin istenildiğini, ancak davalı bankanın sistem üzerinden müvekkilinin bilgisi dışında kısıtlının maaşını tekrar şubesine aktarmak suretiyle 2010 eylül ayının maaşına tamamen bloke koyduğunu, ... ...'ın 2002 yılından beri kısıtlı olup, borçlandırıcı mahiyette sözleşme yapma ehliyetinin bulunmadığını, emekli maaşına haciz konulamayacağını, icra takibi yapılmaksızın maaşdan doğrudan kesinti yapılmasının yasaya uygun olmadığını, kısıtlılık durumdan haberdar olmadığını iddia eden bankanın ihtarnameye rağmen usulsüz işlemlerini sürdürdüğünü ileri sürerek davacı kısıtlı ile yapılan 02.03.2010 tarihli kredi sözleşmesinin iptaline, toplam 1.866,92 TL 'nin kesinti yapıldığı tarihten itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte ıslah sonrası davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, ... ...'ın kısıtlılık halinin kredinin verilmesi sırasında bilinmediğini, işlemin usule uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava savrukluk nedenine dayalı olarak kısıtlanan davacının vesayet altına alındıktan sonra imzaladığı kredi sözleşmesinin iptali ile maaşından davalı banka tarafından kesilen meblağın iadesi talebine ilişkindir. Mahkemece, kısıtlılık kararının usulüne uygun şekilde ilan edilip nufüs kayıtlarına şerh verilip verilmediği araştırılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.