MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 190 Euro ve 230 Dolar borç para verdiğini, borcun 17.12.2002 tarihinde ödeneceğine dair davalıdan belge aldığını ancak borcun ödenmediğini ileri sürerek 10.000-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının yaşlı olması nedeni ile hesap işlerinde kendisine yardımcı olduğunu, 800 Euro ve 500 Euro’yu davacıya elden verdiğini, sadece 65 Euro ve 80 Dolar borcu kaldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının sunduğu belgelerin senet niteliği taşımaması nedeniyle davalının yemin beyanı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, 65 Euro ve 80 Dolar dövizin Türk lirası karşılığının dava tarihi ile hesaplanacak bedelinin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya 190 Euro ve 230 Dolar borç para verdiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış ve ... imzalı adi yazılı belgeyi delil olarak mahkemeye sunmuştur. Davalı, davacıya 800 Euro ve 500 Euro elden verdiğini, sadece 65 Euro ve 80 Dolar borcu kaldığını savunarak ödeme def’inde bulunmuştur. Mahkemece, davacının sunduğu belgelerin senet niteliği taşımaması nedeniyle davalının yemin beyanı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, 65 Euro ve 80 Dolar dövizin Türk lirası karşılığının dava tarihi ile hesaplanacak bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacının sunduğu 17.12.2002 tarihli adi yazılı belgenin incelenmesinde; “190 Euro ve 230 Dolar ...’dan aldım. 150.000-TL olarak aldım” ibarelerinin yazılı olduğu, belgenin altında ... isminin ve imzasının bulunduğu görülmektedir. Borç ikrarını içeren adi yazılı bu belgedeki imzaya davalı tarafından itiraz edilmediğine ve ödeme savunmasında bulunulduğuna göre davada ispat yükü borcu ödediğini iddia eden davalıya aittir. Davalı, dava konusu borcu davacıya elden ödediğini sadece 65 Euro ve 80 Dolar borcu kaldığını belirtmiş ise de, davalı tanıklarının ödemeye ilişkin bilgilerinin olmadığı, davalı tarafından dosyaya başkaca delil de sunulmadığı anlaşılmaktadır. O halde davada ispat yükü kendisine düşen davalının, ödeme savunmasını ispat ettiğini kabule olanak bulunmamaktadır. Bu durumda 190 Euro ve 230 Doların dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.