MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... inşaat A.Ş. Temsilcisi..... ve şirket vekili avukat ..., davalı ... Ünv. vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ....gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin avukatı olarak diğer davalı aleyhine açılan davalarda avukatlığını yaptığını, davanın sonuçlanması aşamasında davalıların sulh olduklarını ve davaların feragatla sonuçlandığını ancak vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, 100.000 TL.vekalet ücretinin avans faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 157.132 TL.nin avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2012/25301 2013/21273
2-Davacı, dava dilekçesinde vekalet ücreti alacağına avans faizi uygulanmasını talep etmiş ve mahkemece de vekalet ücreti alacağına avans faizi yürütülmesine karar verilmiştir. Avukatlığın mahiyeti başlıklı avukatlık kanununun 1. Maddesinde, Avukatlığın , kamu hizmeti ve serbest bir meslek olduğu açıklandıktan sonra, avukatlıkla birleşmeyen işler başlıklı 11. Maddesinde, " Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmıyan her türlü iş avukatlıkla birleşemez " düzenlemesi getirilmiştir. O halde davalılardan Köseoğlu şirketi tacir olmakla birlikte, işin ticari nitelikte olmadığı yani avukatlık hizmetinin ticari iş olarak kabulü mümkün olmadığından , bu hizmetten doğan alacağa yasal faiz uygulanması gerekirken yanlış değerlendirme ile hükmedilen alacağa avans faizi uygulanmış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 1. Bendinin ikinci satırındaki " avans faizi " ibaresinin silinerek yerine “ yasal faizi " ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde davalılara iadesine, 12.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.