MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Bakanlığa bağlı İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile hastaneye bağlı semt polikliniklerine hizmeti alımı hususunda sözleşme imzaladıklarını, hizmet süresince kendilerine 5510 sayılı kanunun 81.maddesi gereğince işveren prim oranlarında Devlet tarafından %5 oranında indirim sağlanmış olmasına rağmen davalı tarafından indirimden faydalandığı dönemde hak edişlerden kesinti yapıldığını, yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.780.00 TL’nin kesintilerin yapıldığı tarihlerden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 13.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 371.422,35 TL.ne yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 371.422,35-TL davacı alacağının kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, hakedişlerinden haksız kesinti yapıldığını belirterek haksız yere kesinti yapılan 7.780,00 TL.nin kesinti tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsili
2012/30016-30256
istemiyle eldeki davayı açmış, ıslah ile talebini 371.422,35 TL.ne yükseltmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Davacı, hak edişlerinden kesilen miktarların kendisine iadesi için dava tarihinden önce davalıya herhangi bir ihtarda bulunmamıştır. Bu durumda, davalının dava ve ıslah tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulü gerekir. Buna göre ıslah edilen miktar için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, hükmedilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, gerekçeli kararın hüküm başlıklı bölümünün birinci fıkrasında yer alan “kesintilerin yapıldığı” sözcüklerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “7.780,00 TL.sinin dava tarihinden, 363.642,35 TL.sinin ıslah tarihi olan 13.04.2012 tarihinden itibaren” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.