MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılarla yapmış olduğu anlaşma gereğince, davalılardan ...’nın hesabına yatıracağı para ile, adı geçen davalının borsada işlem yaparak, kazanılacak karın 1/3’ünün davlılara 2/3’ünün ise kendisine ait olacağının kararlaştırıldığını, anlaşma doğrultusunda davalı ...’nın ... Yatırım A.Ş.deki hesabına 8.11.2004 tarihinde 15.000 TL, 1.12.2004 tarihinde 22.000 TL, 7.12.2004 tarihinde 9.000 TL, 4.1.2005 tarihinde de 5.000 TL yatırdığını, ancak davalıların, borsanın durumunun kötü olması Nedeniyle işlem yapamadıklarını, tüm borçlarını taahhüt ettikleri karı ile birlikte Ağustos 2005 tarihi itibariyle ödeyeceklerini beyan etmelerine rağmen ödemediklerini, bu arada davalılar adına ...’nın banka hesabına da ödemeler yaptığını, bu ödemelerin de, borsada işlem yapılmış gibi karı ile birlikte kendisine iade edileceğinin taahhüt edilmesine rağmen, iade edilmediğini, söz konusu alacaklarının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini savunarak, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı ile aralarında iddia edildiği gibi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, söz konusu ödemelerin, taraflar arasındaki alacak verecek ilişkisi nedeniyle yapıldığını, davacıya borçları bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacı tarafından davalılara gönderilen paraların hangi amaçla gönderildiği konusunda herhangi bir kayıt bulunmadığı, “havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı” konusundaki yasal karinenin aksinin ispat edilemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2012/5695-15264
1-Davacı, davalıların, “borsada işlem yaparak, kazanılacak karın 2/3’ünü kendisine verecekleri konusundaki” vaadleri nedeniyle çeşitli tarihlerde davalılar adına para gönderdiğini, ancak davalıların taahhütlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek, alacağının tahsili için takip başlatmış, takibe yapılan itiraz üzerine de “itirazın iptali” istemiyle ... bu davayı açmıştır. Dosya kapsamından, dava konusu olay nedeniyle davacının şikayeti üzerine, davalılar hakkında, 2499 sayılı yasaya muhalefet suçundan, ... 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/139 esas ve 2010/699 karar sayılı dosyası üzerinden ceza davası açıldığı, davacının da, “katılan” sıfatıyla bu davaya dahil olduğu, eldeki davada ileri sürmüş olduğu iddiaları, ceza davasında da ileri sürerek, davalıların cezalandırılmasını talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda, “sanıkların 2499 sayılı yasaya muhalefet ederek izinsiz olarak müşterilerden para toplayıp portföy yöneticiliği yaptıkları ve bu işlemlerden dolayı gayri resmi olarak Gül Salih Yatırım Danışma Hizmetleri olarak tanındıkları, böylece her iki sanığın söz konusu yasanın 47/A-4. maddesi gereğince cezalandırılmaları gerektiği” belirtilerek, 24.6.2010 tarihli kararla davalıların cezalandırılmalarına karar verildiği, dosyanın temyiz aşamasında olup, henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğundan, ceza mahkemesinde açılan söz konusu kamu davasının sonucunun, eldeki davayı etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği görülmektedir. O halde mahkemece değinilen bu yön gözetilerek söz konusu ceza davasının kesinleşmesi, “bekletici sorun” yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,(2) numaralı bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına. peşin alınan 15,60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.