... vekili avukat ... ile ...Tic. Ve San. Vekili avukat ... ... aralarındaki dava hakkında ... 1. Tüketici Mahkemesinden verilen 19.12.2011 gün ve 696-1324 sayılı hükmün davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalı şirketten 4 adet lastik satın aldığını ve yine davalı şirket tarafından da bunların aracına takıldığını, lastiklerin aracına takılmasından 4-5 gün sonra aracı ile seyir halinde iken sol ön lastiğin aniden yerinden çıkıp aracın ön camına fırladığını ve aracın şans eseri takla atmadan ve başkaca kazaya sebebiyet vermeden durduğunu, sonrasında davalı şirkete gidip zararlarının tazminini istemişse de olumlu bir cevap alamadığını, bu olay nedeni ile manevi zarara uğradığını, 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, olayın oluş şekli mevcut delil durumu v.s. göz önüne alınarak takdiren 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL’ye 5236 sayılı yasanın 19.maddesiyle eklenen ek madde 4.uyarınca 1.170.000.000 TL'ye çıkarılmıştır. Anılan yasalarda derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davalı tarafından temyiz edilen karar, davalı aleyhine 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi mahiyetinde olup karar tarihi itibarıyla 1.540 YTL yi geçmediğinden mahkemenin kararı da 19.12.2011 tarihli olduğundan HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427 maddesinin 2.fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, 21.15 TL temyiz harcının istek halinde iadesie, 29.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.