(4077 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava dışı H. M.'un davalının satışa sunduğu dairelerden birini 370.000,00 TL bedelle davalıdan satın aldığını, bu şahsın söz konusu daireyi 17.10.2008 tarihinde kendilerine sattığını, satıcının, davalıdan eksik ve ayıplı işlerle teslim edilmeyen sosyal tesislere dair olarak dava ve haklarını kendilerine temlik ettiğini, bu sebeple davaya konu taşınmazın bulunduğu sitede ortak kullanım alanlarındaki eksik ve ayıplı ifa sebebiyle dava tarihindeki rayiç bedeliyle bağımsız bölümlerinde vuku bulmayan değer artışının, dairelerin sürüm değerindeki azalma gözönüne alınarak arsa paylarına isabet eden bedel indirimi ve tazminatın tespitiyle şimdilik 15.000 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ayıplı olan imalat ve eksik yapıldığı ileri sürülen işler için açılmış bulunan tazminat davasıdır. Dava dışı H. M., davaya konu taşınmazı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi ile 27.10.2005 tarihinde davalı F... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş.'den 370.000 TL bedelle satın almış, 20.12.2006 tarihinde H. M.'a bağımsız bölümün tapuda devri gerçekleştirilmiş, 31.12.2006 tarihinde tutanakla söz konusu taşınmaz bu şahsa teslim edilmiş, 17.10.2008 tarihinde de taşınmazı H. M. davacılara satmıştır. Dava dışı bu 3. şahsın, davacılara, davalıdan satın aldığı taşınmazı temlik ederken, dava haklarını da temlik etmiş olduğu, bu sebeple davacıların davalı şirkete dava açabileceği anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeple esasa girilip yapılacak incelemeye göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın husumetten reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 19.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy