... vekili avukat ... ile ... Atık vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 4.11.2010 tarih ve 114-496 sayılı hükmün Dairenin 15.12.2011 tarih ve 10132-19169 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalıya ait 12 büroyu dersane olarak kullanmak üzere 1.5.2006 tarihli beş yıllık kira sözleşmesi ile kiraladığını, maddi sebeplerle kira sözleşmesini feshederek taşınmazı 1.5.2007 tarihinde tahliye ettiğini, sözleşmenin 12.maddesine göre erken tahliye halinde bakiye kiraların kiralayana ödenmesinin kararlaştırıldığını, buna göre davalıya fesihten sonraki sürelere ilişkin kira tazminatı ödediğini, ancak davalının taşınmazı mevcut hali ile 01.07.2007 tarihinde yine dersane olarak kullanılmak üzere yeniden kiraya vermesi nedeniyle tazmini gereken bir zararı bulunmadığından yaptığı ödemelerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine 15.12.2011 tarihli, 2011/10132-19169 esas ve karar numaralı ilamımız ile davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ücreti vekalet yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Davacı, davalıya ait taşınmazları 5 yıl süre ile dersane olarak kullanmak üzere 1.5.2006 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, ekonomik sebeplerle kira sözleşmesini feshederek, sözleşmenin 12.maddesi hükmüne göre bakiye kira bedelini erken tahliye nedeniyle ödediğini, ancak davalının taşınmazı 1.7.2007 tarihinde mevcut haliyle yine dersane olarak üçüncü kişiye kiralaması nedeniyle sebepsiz
2012/6818-15546
zenginleştiğini bildirerek yaptığı ödemenin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş, mahkemece “davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak açıldığı, taşınmazın 1.5.2007 tarihinde tahliye edildiği, 25.10.2007 tarihinde çek verildiği, zamanaşımının 25.10.2008 tarihi itibarıyla dolduğu, ayrıca davacının taşınmazın üçüncü kişiye 1.7.2007 tarihinde kiraya verildiğini bildiği, bu yüzden davada zamanaşımının gerçekleştiği” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğu hususu ihtilaflı değildir. Davacı bu kira sözleşmesine göre ödediği tazminatın yersiz olduğu gerekçesi ile tahsili için eldeki davayı açmıştır. BK.nun 125.maddesi hükmüne göre sözleşmeye dayalı tazminat ve alacak davalarında zamanaşımı 1 ila 10 yıl olup dava konusu olayda da 10 yıllık sözleşme zamanaşımı henüz dolmamıştır. Maddi vakıaları bildirmek davanın taraflarına, davanın dayandığı hukuksal nedeni bulmak hakime ait görevdir. Mahkemece davanın esasına girilerek taraf delillerinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakla davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile düzelterek onama ilamının kaldırılarak kararın yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerektiği bu kez yapılan karar düzeltme incelemesi sırasında anlaşılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle dairemizin 15.12.2011 tarihli, 2011/10132-19169 esas ve karar numaralı düzelterek onama ilamının kaldırılarak kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 43.90 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy