MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan sedir ağacından yapılma, üzeri ... işlemeli olduğu söylenilen mobilyaları 09.02.2008 tarihinde 7.848 TL bedelle satın aldığını, ancak ahşaptaki ağır koku, üzerindeki işlemelerin bakır olması nedeniyle kararma ve işlemelerin yerinden çıkması nedeniyle ürünün ayıplı olduğunu belirterek ürüne ödediği bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya konu ürünlerin ayıplı olduğu iddiasını kabul etmediklerini, ürünün ayıplı olduğu kabul edilse bile ileri sürülen hususların açık ayıp niteliğinde olduğunu ve yasal sürede ileri sürülmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki davanın 26.07.2011 tarihli oturumuna davacı ve vekili katılmadıkları için mahkemece HMUK 409. maddesine göre davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı yasal süre içerisinde olmak üzere 29.07.2011 tarihinde yenileme dilekçesi vermiş olup, bu yenileme dilekçesi üzerine mahkemece 06.09.2011 tarihli duruşma günü belirlenerek yenileme dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmış ve davalıya duruşma tarihinden sonra 29.09.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkemece 06.09.2011 tarihli oturumda yenileme dilekçesi davalıya tebliğ edilemediği halde davalının yokluğunda karar verilmiştir.HMK'nın 27. maddesinin açık hükmüne göre mahkeme, yasada gösterilen belirli durumlar ayrık olmak üzere, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yasaya uygun şekilde davet etmeden hükmünü veremez. Bu nedenle adı geçen davalıya Anayasanın 36.maddesinde de açıklanan savunma hakkını kullanabilmesi için yenileme dilekçesi ve duruşma davetiyesinin Tebligat Kanunu ve ilgili Tüzük hükümlerine uygun şekilde duruşma tarihinden önce tebliğ edilmesi zorunludur. Kamu düzenine ilişkin bu yönün göz ardı edilerek anılan davalının yokluğunda davaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 116.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.