MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalıdan 2007 senesinde 9.000,00 TL borç aldığını, teminat olarak 12.500,00TL bedelli senet verdiğini, gününde borcunu ve senedi ödeyemediğinden, bu kez 15.000,00 TL bedelli çeki ciro ederek vermek durumunda kaldığını, çekin de karşılıksız çıktığını, 28.4.2009 tarihinde borcuna mahsuben 10.000,00TL ödeme yapıp karşılığında davalıdan makbuz aldığını ileri sürerek, 15.000,00TL lik çekin gerçek bir borca karşılık verilmediğinin ve 12.500,00 TL lik borcun 10.000,00 TL sinin ödendiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 12.500,00TL lik senet, 15.000,00 TL lik çek ve 10.000,00 TL lik ödemenin her birinin farklı hukuki münasebetlere ilişkin olduğunu, bu nedenle çek ve senedin ayrı ayrı takibe konulmasında hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizin 10.2.2012 tarih, 2011/18648 esas-2012/2593 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bu kez davanın kabulü ile davacının davalıya verdiği 15/01/2009 keşide tarihli 15.000,00 TL bedelli Z0086215 nolu çekin 12.500,00 TL’lik senede karşılık verildiğinin ve 12.500,00TL’lik senet borcunun 10.000,00 TL’sinin ödendiğinin tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, temeli 9.000,00 TL lik ödünç sözleşmesi olmak üzere davalıya 12.500,00 TL bedelli senedi verdiğini ve fakat ödeyememesi üzerine bu kez 15.000,00 TL bedelli çeki teslim ettiğini, aralarındaki borç ilişkisinden bakiye yalnızca 2.500,00TL kaldığını ileri sürmüştür. Bozma ilamı ile davacının sunduğu 10.000,00 TL lik makbuzun davaya konu çek ve senede ilişkin ödeme olmadığını ispat külfetinin davalıda olduğunun gözetilmesi gerektiğine işaret edilmiş, bozma 2013/14069-31983
ilamına uyan mahkeme bu yönde yazılı delil sunamayan davalıya yemin delilini de hatırlatılarak bu delile başvurmayan davalının savunmasını ispatlayamadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki, 12.500,00TL lik senet ile 15.000,00 TL lik çekin aynı hukuki ilişki nedeniyle verildiğini ispat külfeti davacıda olup bu hususta sunabildiği yasal delili bulunmadığı gibi meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen de yemin deliline başvurulmamış olup, bu halde mahkemece davacının toplamda 27.500,00 TL borcunun bulunduğu ve bunun da 10.000,00 TLsinin ödendiğinin kabulü ile 17.500,00TL borçlu olduğunun tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ispat yükü yanlış değerlendirilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.