(5464 S. K. m. 26) (6101 S. K. m. 2, 7) (6098 S. K. m. 88, 120, 138)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince tahakkuk eden borcunu kat ihtarına rağmen ödemediğini, tahsili için yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, asıl borçlu yönünden; itirazın 2.698.78.-TL üzerinden iptali ile asıl alacak olan 2.447.50.-TL'ye takipten itibaren 14.06.2003'e kadar % 71.50, 14.06.2003'ten 01.03.2006'ya kadar % 71.50, 01.03.2006 dan sonra ise 5464 26. maddeye göre Merkez Bankasınca saptanacak faiz oranlarını aşmamak kaydıyla belirlenecek oranla ve % 5 BSMV ile devamına, davalı kefil yönünden; takibin 205,33.-TL üzerinden itirazın iptali ile asıl alacak olan 200.-TL'ye asıl borçluya uygulanan faiz oranlan ve BSMV ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı asıl borçlu İhsan tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tarihleri 14.05.1999 ve 08.08.2000 olan kredi kartı sözleşmelerinin 26.01.2011 tarihinde kat edilerek 23.01.2001 tarihinde takibe geçilen dosyada; 14.03.2003 4822 Sayılı Kanunun yürürlüğüne kadar o dönemin genelgelerine göre akdi faiz % 55, temerrüt faizi % 80, 14.06.2003 tarihinden sonra akdi faizin % 30 fazlası olarak % 71.50, 01.06.2006 tarihinden sonra 5464 SK/26. maddesine göre Merkez Bankası'nın üçer aylık dönemler halinde yayınlanan gecikme faiz oranlarını aşmamak kaydıyla belirlediği nisbette faiz uygulanarak devamı gerektiği bildirilmiş, mahkemece bu bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.
Uyuşmazlığa ilişkin olarak; temyiz incelemesine geldiği aşamada 01.07.2012 tarihi itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu'nun 2. maddesinde, Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanır denildikten sonra, görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlığını taşıyan 7. maddesinde aynen Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır düzenlemesi getirilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 88. maddesindeki Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz hükmünü içermesinin yanı sıra, temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde de aynen; Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdi faiz oranı geçerli olur düzenlemesine yer verilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; uyuşmazlığın çözümü bakımından karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan ve halen devam eden davalarda da uygulanması gereken hükümler içeren 6098 sayılı TBK 88 ve 120. maddelerinin ve 6101 sayılı Yürürlük Kanunu'nun somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının irdelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.
TBK'nun 88 ve 120. maddelerinin düzenleniş amacı ve niteliği gözetildiğinde, emredici nitelik taşıdığı ve taraflar ileri sürmese de re'sen gözetileceğinin kabulü gerekir. O halde faize ilişkin TBK'nun 88 ve 120. maddelerinin uygulama şeklinin irdelenmesinde; TBK'nda temerrüt faizi başlıklı 120. maddedeki düzenlemeye göre, uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'a göre belirlenecektir.
Buna göre, mahkemece hükmedilecek temerrüt faizinin TBK'nun 120. maddesine göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece izah edilen bu hususları kapsayan taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak hüküm kurulması için kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle kararın temyiz eden davalı ihsan yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK'nun 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy