MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, borç olarak banka havalesi yoluyla davalıya 31.12.2004 tarihinde gönderilen 13.500,00 TL nin geri ödenmemesi üzerine başlatılan takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, ödünç ilişkisine dayalı olarak yürütülen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, banka havalesi ile gönderilen takibe konu paranın borç olarak verildiğini ileri sürmüştür. Havale kural olarak ödeme aracı olup dekont üzerinde borç olarak verildiğine ilişkin kayıt da bulunmadığına göre ispat külfeti mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ilk aşamada davacıdadır. Bu doğrultuda davacıya yemin delilini kullanma imkanı sağlanmış, icra takibi aşamasında paranın kendisinin davacıya verdiği borca mahsuben gönderildiğini itirazla ileri süren davalı 6.12.2012 tarihli celsede yemin ederken bu kez parayı borç olarak davacıdan aldığını ve tümünü elden ödediğini dile getirerek savunmasını değiştirmiş ve ispat külfetini üzerine almıştır. Mahkemece bu husus gözetilmeyip davalının kendi ispatlaması gereken bir hususta verdiği yeminine itibar edilerek savunmanın ispatlandığının kabulü sonucunu doğuracak şekilde davanın reddine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 24,30 TL harcın istek halinde iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.