MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat olduğunu, davalı ile 26.12.2008 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığını, davalının işçilik alacakları için iş mahkemesinde dava açtığını ancak davalının bilirkişi incelemesini müteakip 8.9.2009 tarihinde sebep göstermeden azlettiğini bildirerek sözleşmeye göre avukatlık ücreti alacağı ve cezai şart alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile sözleşmeye göre müddeabihin % 10’ una isabet eden 4.273,55 TL ile % 25 cezai şart alacağı tenkis edilerek 533,50 TL olarak toplam 4.803,50 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 26.12.2008 tarihli avukatlık ücreti sözleşmesine göre ücret, Vakıflar Bankası Sandığı aleyhine açılacak davalardan alınacak toplam bedelin % 10’u ve mahkemece hükmedilecek vekalet ücretinin tamamı olarak belirlenmiş, 5.maddesinde “İş sahibi avukatın yetkilerine tecavüz eder, işini kovuşturma olanağı vermez yahut sözleşmeyle yüklendiği vecibelerden birini yerine 2013/16201-21325
getirmezse avukat sözleşme sonuna kadar ki ücretinin tamamını ve %25 cezai şartı ödemek zorunda kalır.” şeklinde kararlaştırılmıştır. Davacı avukat sözleşmede belirtilen davayı açtığı halde haksız olarak azledildiği gerekçesi ile cezai şart alacağının da tahsilini talep etmiştir. Dosya kapsamından davacının haklı sebeple azledildiğine ilişkin bilgi ve delil bulunmadığı gibi azlin haksız olduğu mahkemenin de kabulündedir. Davacının haksız azli nedeniyle Avukatlık Kanununun 174/2.maddesine göre ücretin tamamını talep etme hakkı bulunmaktadır. Taraflar arasındaki avukatlık ücret sözleşmesi esas itibarıyla geçerli ise de azil nedeniyle %25 cezai şart ödenmesine ilişkin hüküm Avukatlık Kanunu ve BK nun 19.maddesi hükmüne göre geçersiz, yok hükmündedir. Zira avukatlık ücret sözleşmesinin tarafları kanunlar çerçevesinde akit düzenleme serbestisine sahip iseler de, avukatlık hizmetinin ve vekalet aktinin niteliği gereği avukatın özenle iş görme ve hesap verme borcunun ortadan kaldırılmasına sebep olabilecek nitelikte, müvekkilin ileride gerektiğinde kullanabileceği azil hakkından vazgeçmesi, hesap soramaması sonucunu doğuran hükümler konulamaz. Bu nedenle mahkemece davacının cezai şart alacağının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, bu kısım alacak için de takibin kısmen devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy